Lise son sinifa giden ogrencimle konusuyorum. Universte basvuru zamanlari bitti, 4 yillik okula gitmiycegi kesinlesti.simdi neler yapmayi planliyorsun diyorum..Bilmiyorum diyor.. Calisiyormusun diyorum,gulumsuyor. Babamla bir kac kere insaata gittik calistim,cok zordu,belim agridi diyor....Bir yandan postadan gelmis,ne oldugunu anlamamis zarfini uzatiyor.Bu nedir diyor?Ulkude acil bir durum cikmasina karsi askere gidebilceklerin listenin tutuldugu form diyorum,adini adresini yazip yollamak lazim diye okuyup,anlatiyorum..Formu dolduruyoruz,zarfa koyuyorum, cuzdanimdan bir pul cikarip yapistiriyorum kosesine,endiselencek bisey yok diye ekliyorum.
Annesini soruyorum,sagligi nasil diyorum..daha iyi diyor,yuzume degil,uzaga bakiyor..Daha iyi diye sessizce soyluyor,zor duyuluyor sesi,sessizligi..Kendimi anlatiyorum,babami kanserden kaybettigimi,11 yasinda oldugumu pat diye paylasiveriyorum.Basini kaldirip ilk defa o zaman bakiyor yuzume.Uzuldum senin icin diyor..Babami hastaneye goturdugumu, aslinda bir suru vakit geciridigimi ama geciridigim vakitlerin anlamini anlamiycak kadar kucuk oldugumu soyluyorum.
Oturdugu yerden biraz daha omuzlarini diklestirerek dogruluyor,daha ilgilenerek dinliyor.Yasimin kucuklugu gostermek icin o arada yanimizdan gecen 6. sinif cocuklarini isaret ediyorum,iste bu kadardim diyorum..Artik ortak birseylerimiz olduguna ikna olup,daha yakin davraniyor,ses tonundan hemen anlasiyor..2 saat otobusle annesini hastaneye goturdugunu yaziyor..Hem okuyup hem calismak istedigini soyluyor.Sanki ondan daha umutsuzum,icimde hersey kirik dokuk.Ama profesyonel olabilmenin gururuyla plan yapalim diyorum,surdan basliyalim,sunlara bakalim diyorum..
Degil Turkiye'nin ucra kosesinde yasadiklarim,Los Angelas'in merkezinde..Masterdaki ilk hocam siki siki tembih etmisti,herkesi kurtamiycak bir counselor oldugunuzu unutmadan bu ise baslayin diye..Okulda duyduklarinizi eve tasimamak icin hobiler bulun demisti...Hangi hobi bu duyduklarimi unutturur bilemedim..
Showing posts with label School Counseling. Show all posts
Showing posts with label School Counseling. Show all posts
3/31/2015
1/31/2015
How well do you know about your own culture?
Ödevim için okuduğum ders kitabında değişik kültürlerden Amerika'ya göç etmiş insanların özellikleri,onlara bir eğitimci(School Counselor) olarak nasıl yardımcı olabileceğimizi okuyordum. İlk olarak öğrencilerin geldiği kültürü, tarihi,dini hatta aile yapısının özelliklerini öğrenmeye çalışarak başlıyoruz.
İyi bir "School Counselor" in bilmesi gereken en önemli özellik öğrenicin geçmişini iyi okuyabilmesi. Öğrencinin bunu bize anlatmaya ne bilgisi ne de vakti yetmiyeceğinden bizlerin eğitimci olarak buna önceden vakıf olmamız isteniyor, Öğrenci bizim yanımıza hangi sebepten dolayı gelirse gelsin,ona ailesiyle ilgili ya da dini tercihleri ile ilgili soruları büyük bir özenle sormamız öngörülüyor. O andaki yaşadığı tramva ya da sorunun geldiği kültürden izler taşıdığını hiç bir zaman akıldan çıkarmamamız tavsiye ediliyor.
Kitabın Müslümalarla ilgili kısmını okumaya başladığımda aslında kültürün içinde olduğumdan mı yoksa üzerine hiç düşünmediğimde mi bilmiyorum, bazen hayret , bazen garip bir burukluk içinde buldum kendimi. Müslümanların Amerika'ya geliş tarihrinden, ilk nasıl gediklerinden, geldiğinde yaşadığı bir dolu zorluktan bahsediliyor.Ama bana en ilginç gelen bizlerin kendi ülkemizde büyük bir "collective/ortaklaşa" duygular ile büyütüldüğümüzü, halbuki Amerika toplumunda "individualışm"(kişisellik) hakim olduğunu yazıyor kitap. Gelenlerin ilk bakışta burada ki hayatı ve insanları çok bencil bulduğunu okuyunca kendi deneyimlerim ve anılarımla birleştirebildim okuduklarımı.
Genelleme yaparak birçok Müslüman kadının çalışmıyarak günlerini evlerinde kendi arkadaşlarıyla(ortak dili paylaştığı), kendi dillerindeki film/dizi ve haberleri dinleyerek geçirdiğini okudum. Genelde babaların çocukların asimile olma endişelerinin daha yüksek olduğunu ve Müslümanların "Authoritarian Parent/Otoriter ebeveyn" ler olduğunu yazıyordu. Müslümanlar için senede bir defa geleneksel olarak yapmaya çalıştıkları "memleket" ziyaretlerinin çok önemli olduğunu,bütün bir sene maddi manevi bütün enerjilerini bu ziyaret için harcadıklarını,hediyeler biriktirdiklerini,hediyeleri ailelerine ve akrabalarına götürerek onları mutlu etmeyi istediklerini ama aslında onlara başarılı olduklarını ispatlama yollarından birinin de bu olduğunu yazıyordu.
Geçenlerde kendimi Adil' in pek masumca yaklaşan doğum günü için tekrarladığı beş kuruşluk hediye isteği için şöyle bir konuşma yaparken yakaladım.
"oğlum, hep kendini düşünüyorsun! Hep benim istediklerim, benim sevdiklerim diyip duruyorsun! Bazen biraz da bizi düşün. Anneni,babanı...."
Başka bir ülkede yaşadığımız için mi kendi kültürümüzün ve değerlerimizin üzerine kafa yorabiliyoruz emin değilim? Bunu pekce urkerek ve kisik sesle yaptigim ortada. Elestirisel bakis acilariyla buyutulmedik. Olani sorgusuz sualsiz kabul etme mantigiyla egitildik okullarda.Ne kadar biliyoruz kültürümüzün inceliklerini. Eleştiri yapabiliyor muyuz? Yapıcı/kalıcı yorumlar yapıp hayata geçirebiliyor muyuz peki? Bu konular uzerine kafa yorup soyle stressiz, hoşça sohbetler ediceğiniz birkac arkadasiniz var mi etrafinizda?
Subscribe to:
Posts (Atom)