Showing posts with label hayaller gercek oldu. Show all posts
Showing posts with label hayaller gercek oldu. Show all posts

1/26/2015

Yazmak hayatta kime iyi gelmemis ki?


Calistigim lisede ogrenci ogretmen liskilerinden , calisanlarin birbirleriyle olan iliskisindeki ozene ve profesyonellige hayret kismini hala gecemedim. Gecenlerde esim,hayret etmeyi birakip artik benim de ogrendiklerimi hayata gecirmem gerektigini soyluyordu.

Amerikan tarihi dersine giriyorum. Okula yeni ogrenmeye hevesli ogrenciler gibi heycanla gidebilmenin sukrunu verebilmeyi tam manasiyla becerebiliyormuyum emin  degilim.  Tarih hocasinin nasil oluyordu konunun ortasinda elini kaldirip soru soran cocuga soz hakki vermek icin her seferinde yuzune bir tebessum olusturabildigini  hayretlerle izliyorum. Biyoloji ogretmeninin sinifin ortasinda kendince guc savasina girdigini sanan 15 yasindaki ogrenciye, cevap vermeyerek asil gucun  susmakta oldugunu ogretiyor olmasina  sasirmaktan kendimi alikoyamiyorum.
Butun bunlarin disinda aldigim dersler var birde. Ikinci donem basladi bile masterda,bu 3. dersim. Farkliliga saygiyi ogrenerek basladigimiz derslerde,simdilerde farkliligin ne oldugunuda bilmenin tadina variyorum. Aslinda kendi kulturumu de egitim sistemini de disardan ilk defa elestiresel profesyonel bir gozle gorebilmenin degisik ama acimsi tadina da.Sonra kendimce ,kendime roller bicip dikiyorum.Ismimle mahfuz olan hayaller kurmaktan geri duramiyorum.


Gecen donem bir derste,hakkinizda bilmedigimiz ilginc birseyi sinifla paylasma oyunu vardi 5-10 dakikalik. Hakkimda soyliyecek hic ilginc birsey bulamanin kasveti yedi bitirdi beni. Galiba ilginc biri degilim diyerek,sozlerime basladim,ilginc olmayan bir kac sey mirildandim. Bu donemki derse de hoca,herbiriniz cok kuvvetli hobileri olmasi lazim sozleriyle basladi. School Counselor olmanin dugusal olarak cok agir bir yuku var dedi. Bazen duyduklarinizin agirligindan cok yoruldugunuzda, evinize onu tasimamak icin hobilerinize siginmaniz gerekicek dedi. Kendimizi tanitip, hobilerini saydi sinif arkadaslarim. Yemek pisirmek diyenler buyuk ilgi gordu. Halbuki yemek pisirmek bizde hobi degil gorev saydigimizdan onu soylemek icimden bile gelmedi.Sira bana gelince blog yazdigimdan bahsettim. Ilk baslarda yanlizliktan olmek uzere oldugumu hissetigim Utah’da 2006 yillarinda evde pisirdigim yemekleri resimleyerek basladigimdan,sonrasinda yazmanin bana iyi geldiginden. Cocuklarim buyudukce Amerika’da yasayip egitim sisteminin icinde olmaktan,cocuk buyuturken,calisirken  yasadigim kultur zenginliginden,kendimce kesfettigim guzelliklerden , farkliliklardan  bahsettigimi de yazinca dersin profoseru cok heycanlandi. Bu yaptigin cok basarli,gurur verici dedi. Master tezi olarak bile ilerletip kullanabilcegimi soyleyince,arabayi son hiz surup sevincle eve geldim. Yine yeniden bilmem kacinci defa Amerika’da  su koca okyonustaki kucucuk blogumu ve kendimi kesfedilmis hazine sanmanin hazziyla gulumsedim durdum..


*Universtede de bu donem hocamiz,esiyle yasadigi ciflikten %100 organic yapip getirdigi receller ve sicak ev ekmegi. Her hafta derse yeni tatlar geliyor..



9/05/2014

First Week!

Okulun ilk haftasi gecti bitti bile! Ilk birkac gun hocalar kendilerini tanittilar uzun uzun..Sonra sifin isleyisi,beklentiler,kurallari kapsayan "syllabus" dedikleri formlarinin uzerinden gectiler.Sizin nasildi ortaokul lise bilemem ama bize ogretmenler kendini anlatmaz,bilhakis tek tek bizi kaldirip annemizin babamizin isini,kac kardes oldugumuzu,nerde oturdugumuzu sorarlardi. Bunu sormalarindaki sebep icin kotu yorumlar yapmak istemiyorum,ama az cok niye sorduklari belliydi..Zaten okul gunlerimin kabusudur bu ilk gunler !6. sinifta babam vefaat ettikten sonra,istisnasiz her sene basinda kendimi tanitirken babam oldu diyip,cilginca aglamaya baslardim,sonra burnumu ceke ceke otururdum.
Burda hocalar uzun uzun kendilerini,okuduklari okullari,kac senedir calistiklarini,hangi dersler anlattiklarini,cocuklarini,eslerini,hobilerini anlatiyorlar.

Siniflar cok kalabalik,ama ders esnaninda hic ses yok,ugultu yok.Ders cok aktif bir sekilde isliyor,bazisi cocuklarin kumandayla cevap verebildigi kucuk quizler yapiyor ders arasi,bazisi dersin ortasinda bir anda scooterla dolasmaya basliyor.Cok renkli yani:)
Eger ders biterse,bazi hocalar ogrencileri serbest birakiyor,kendi aralarinda takiliyorlar..Tarih dersinde bilgisayar labaratuarina gidip,bir oyun programi uzerinden tarih ogrenip,proje yapiyorlar.

Gecende arkadaslarimdan biri yazmis,yaptigin isten dolayi cok sevincli olugunu anladim ama ne is yaptigini anlamadim demis:)Yaptigim is akademik olarak ihtiyaci olan ogrencilere destek kisaca. Derslere girip,ogrenciler calisma yaparken,yada yazi yazmalari gerekirken,ya da labaratuarda calisirken onlara yardimci olmak.


Sabahlari okul park alaninda girmek cok zor oldugundan baktim herkes erken geliyor.Ilk gunden sonra bende oyle yaptim.Saatimiz 8 de basliyor ama herkes 7:40 olmadan geliyor,uflamadan,neseyle.. Burdaki sistemde uflayip puflayip sikayet edenler uzun sureli olamiyor,Cidden isini severek,memnun olarak yapanlar devam edebiliyor. Bu ogretmeninden, hademesine,guvenlik gorevlisine,kutuphanecisine kadar herkes te boyle!

*Tam yaziyi yazip bitirdekten sonra su yaziyi okudum.

Okuldaki "assambely" den bir  resim

8/31/2014

Like Julia but with "H", Hulya!

Okullar başlamadan iki gün önce bütün okul görevlileri için seminerlere katılmasi gerektigi  üzerine bir telefon aldım. Sabah kaçta  ve nereye gelmem gerektiğini söylüyordu,kendisinin toplantısı olduğunu benim kimi görebilceğimi de ilave etmişti. İyki söylemiş! Devasa bir kampüse adim attim sabah.Arabayı park edip kampüs içinde gezinmeye başladım. Provo yapan bando grubununun seslerini duyunca heycanlandım,yüzme havuzunu görünce şaşırmadım. Erkence gittiğimden kendime bir kampüs turu verdim. Heryeri gezdim,gidiceğim odayı buldum beklemeye başladım.Telefonda bahsedilen bulmam gereken insanı gördüğümde ağzım kulaklarımdaydı. Neşeli ,sevecen, güleryüzlü 50sinde olup,30larinda gosteren arkadaşım bana tek tek heryeri gezdirip sistemin nasıl işlediğini anlattı.Beni ofise götürüp sekreterlerle, okulun polisiyle, müdürüyle,müdür yardımcılarıyla tanıştırdı. Tek tek binalari anlattı. Arabam için “parking permit”/arabaya yapıştırılan park izni yapışkanı/,odaları ve öğretmen tuvaletlerini açan anahtarımi,kimlik kartımı almam icin gerekli yerlere goturdu.

Öğleden sonra bütün “team” toplantı yaptık.Herkes kendini tanıttı.Bu kısımda da neşeli olsam da aslında herkesin ne çok deneyim,mezuniyet ve sertifika taşıdığını farkedip, Allah’a tekrar muradını muradım yapması için dua ettim,teslim oldum.

Yepyeni bir dünyaya adım attım,bildiğimi sandığım ama aslında bilmediğim bir dünyaya. Meğer benim sarı otobüsüm coktan benim “comfort zone” um olmuş. İçinden çıkınca anlamışım. Yeni arkadaşlarımdan neler öğreniceğim,neler yasıcağım kimbilir..Muhtemel bir kaç  geceler uykum kaçıçak gecenin bir vakti,geri dalamıycam uykuya. Sabahında 50sindeki arkadaşımın; sabah iş yerinde “ tuvalette ağladığım epey günler geçirdiğim de olmuştur” sırrını benle paylaşmasıyla rahatlıycam. Bazı günler teselli olucak birşeylerde olmayacak kimbilir.
Bizi buralara gönderen, hicreti bize nasip edenin ;bizim için murad ettiğini bizim de muradımız eylemesi duasiyle gecicek gunler insallah..


8/30/2014

Guler Yuzlu Kadin

Konuşmayı ne kadar çok sevsem de, bana en çok yazmak iyi geliyor. Onda da bazen tembellik,bazen de kim ne der paranoyasından dolayi sürekli yapamadığımdan,içimden sürekli yazarken buluyorum kendimi.Hatta tam da o anlarda aslında gerçekten yazmam lazım diye dikte ediyorum kendime. Cunku cogunlukla her konusmamin sonu,keske sussaydim oluyor.Kendimi gercekten anlatamadigim bir suru zaman oluyor. Boyle yalan makineleri gibi,konustugunda samimiyetini yada samimiyetsizligini gosteren makinalar olsa diye ic geciriyorum. Konusabilip de pisman olmadigim tek kisi esim.Konusmak isteyip konusamadigim tum dostlarim telefon yada mail uzakliginda,yakinimdakilerle de dedigim gibi sonu hep bosver keske konusmasaydin halleri uzerine..

Yazmak istiyorum ki unutulmasın, yazmak istiyorum ki unutmayayım. Geçenlerde Adil’e bloğu gösterdiğimde eski resimlerini görmek onu acayip mutlu etti. İlerde tabi ; okuluyla ilgili,kendiyle ilgili yazdığım şeylere ne kadar mutlu olur bilemem ama,O'nun için de birikiyor anıliar.

Yazın başında hayatımda artık bir ritüal haline gelen iş başvuruları yapmaya devam ediyordum. Bizim oturduğumuz bölgenin milli eğitim bakanlığı(District) hiç beklemediğim,bir bayram sabahinda  telefon acip sizi görüşmeye çağırıyoruz dedi. Herşey sebebe hikmete binaen,her geçen yıl daha iyi anlıyorum.Bütün yaşadığımız bunalımlar,sıkıntılar dahil hersey!

Görüşmeye çok pozitif ve neşeli bir şekilde gittim. Geçen onlarca mülkattki iyi ve kotu  tecrübemden sonra az çok söyliyceklerim; nasıl söyleceğim belliydi.Herşey çok profesyonel.Sekreter bekliyecğim yeri gösterdi,başvuruduğum işin “iş tanımı” son bir kez daha elime verip imzalamamı istedi okuduğuma dair. Vaktim geldiğinde güler yüzlü hanımefendi beni alıp görüşme odasına götürdü.Keyifli bir kaç cümle söyledi,mülakatın gidişatı hakkında kısaca bilgi verdi, iş için haftalık minumum 10 saat ile  maxsimum 25 saat arasında değiştiğini söyledi. Ayrintilarini anlatti iki kişi olucaz,6 soru sorucaz,sonra varsa sen sorularını bize sorabilirsin,cevaplarını not alicaz vs..Soruları sordular. Heycanla ,kendimden emin bir şekilde hepsine cevap verdim. Benim guzel otobusteki,guzel ogrencilerimden gururla keyifle bahsederek.Sorulardan birini tam anlayamadım galiba,tekrar ettirdim,anladığım şekliyle cevap verdim.Bir tek o hariç,gayet olumluydu ama asla olabileceğine dair bir umudum olmadığından aynı girerken olduğu gibi cikarkende ; icimden buyuk bir samimiyetle  dua edip Rabbimden sadece hayırlısını nasip etmesini istedim.
Öğleden sonra aradı bayan,birinci görüşme olumlu geçti,ikinci görüşme için iki hafta sonraya randevu verip bakanlığa bagli lise ve ortaokul temsilcilerinin geliceğini söyledi.İki hafta sonra, neşeli "hot pink" başörtümü takıp,aynı duayla gittim bakanlığa. Güleryüzlü bayan karşıladı yine,içerde bölgedeki okul temsilcileri olduğunu söyledi. İçeri girdim tam 14 kişi!Kocaman toplantı masasında hepsi sırayla ismini söyleyip kendini tanıttı,hepsine tek tek "great", "nice to meet you", "pleasure to meet you" diyerek neseyle  karşılık verdim. Hepsi tek tek sorular sordu, cevapladım.Toplamda 16 tane soru sordular.Çıktığımda kendimi iyi ifade edebildiğimden dolayı duyduğum şükür duygusu vardı,en net onu hatırlıyorum.(Bu dediğimi ancak ikinci dili konusmak zorunda ülkede yaşayanlar bilebilir)

Yine elimde olmayan sebeplerden dolayi  bunalım  tavan yaptığı bir günün öğleden sonrası telefon geldi! Haftada 25 saatlik pozisyonla lise sonrasi icin egitimlerin verildeigi bir okulda bana teklif yapmak istediklerini söyledi.Sevindim,şaşırdım. Tam olarak istediğim okul o değildi,öğleden sonra email atıp güler yüzlü bayana kibarca acaba herhangibi bir başka lisenin -daha az saatle bile olsa- mümkün olup olamıyacağını sordum.Ertesi gün bana iki tane süper güzel iki lisenin olabilme ihtimali olduğunu söyledi,araya hafta sonu girdiğinden Pazartesi belli olur seni ararım dedi. Şimdi yaşamayan bilmez diye anlatmak isterim : şu gün belli olucak diyip belli olmayan işlerin ne denli bunalımlı günler geçirmemize vesile olduğunu. Güler yüzlü kadın dediği gibi Pazartesi aradı,okulu ve saatleri söyledi,işlemlere başlamak için çarşamba günü gelirmisin ofise dedi.Guler yuzlu kadina telefonu kapatmadan butun bu surecte ne denli profesyonel davrandigini,bunun icin cok mutlu oldugumu ve cok derin tesekkurlerimi soyledim.

Carsamba gunu ofise gittiğimde görusuceğim insanın adını email ile attigindan, sadece yukarı çıkıp yeni işe alındığımı ve evraklar için geldiğimi söyledim.Oturttu,tebrik edip kağıtları çıkardı. Tek tek hepsinin ne anlama geldiğini,nereleri imzalamam gerektiğini, neler yapılması gerektiğini anlattı. (20dak)
Yaşadıklarimizin ve başımıza gelen-bazen gelemeyen- herşeyin bir hikmete binaen olduğunu, bizden-benden- değil herzaman Allah'in merhametinden kaynaklı olduğunu süreç ilerledikçe daha iyi anladım.

Okulda ilk gün ve yeni iş arkadaşlarım yazımın ikinci bölümünde..

2/01/2013

Küpeli Çiçeği


Kısa kısa herşeyden bahsedesim var.Çok içimden cümleler kurmaya başladığımda yazma vaktinin geçtiğini anlıyorum.

*İş yerinde Ocak ayının başında eğitim vardı.Eğitim bakanlığından görevli hanım geldi,sunum yaptı.Amaç:soferleri çocukların bozuk davranışlarının sebepleri ve çözümleri konusunda bilgilendirmek.Şaka gibi geliyor kulağa ama böyle.Bu ülkede herkes eğitiliyor.Hemde büyük bir itina ve düzen ile bence.Böyle yerlede ve hatta hayatın bir çok dalında dinlediğim herşey beni çocuk eğitimi kısmına yönlendiriyor.Dinlediklerimi ve okuduklarımı hep öyle alğılıyorum.Mesela Çağan Şekercioğlu'nun hayatını dinlerken,annesiyle ilgili bölümde kendi anneliğimi sorguluyorken buluyorum kendimi.Mesela bende Harvard'ı kazanmış oğlumu,yinede ne olur ne olmaz diye üniversite sınavına sokmak ister miydim?Oğlumda bana inat sütçü imam üniverstesi/tarım bölümünü ilk tercihine yazar mıydı gibi?
Eğitim'den aklımda kalan birkaç şey;

*Hiç bir zaman sözlü tartışmaya girme(fiziksel tartışmanın adı bile geçemez zaten).Ne söylersen söyle,son sözü söyleyen karşıdaki çocuk olucak,o yüzden sus!

*Belli hastalıkları olan çocuklara yardım etme şekilleri anlatılırken,dikkat bozukluğu olan çocuğun sürekli eşyalarını,montunu.öğle yemeğini unutabiliceğini,küçük hatırlatmaların yolculuğu daha kolay hale getirceğini anlatıverdi.Mesela :günaydın!Çantan,beslenmen,yanında.Süper gidebiliriz!gibi dedi.Öndeki bir bayan,bu bizim işimiz değil,annelerin işi deyince,Elbette dedi ve ekledi"ben sadece sizin kendi işinizi kolaylaştırıcak çözümleri sunuyorum.yoksa yolun ortasında eve geri dönelim,yemeğimi unuttum,yada okula geri dönelim çantamı unuttum sözleriyle yol çok sıkıntılı geçebilir dedi.Amacımız güvenli ve mutlu bir yolculukla çocukları okula ulaştırmak dedi.Mutlunun üzerinde de bolca durdu.

*Mustafa Kutlu'nun uzun hikayesini okumuştum yıllar önce üniverstede.Hatta şurda yazmışlığım var,küpeli çiçeklere olan sevgimi.Bugün stresli günü nasıl yenerim sorumun en güzeli cevabı kitabın filmini izlemek oldu.Aşk,aşk diye bağırıp yargara koparanlar izlesin önce.Sonra..,

*Hayatta hep üstlendiğimiz bir rol var.Biz belirliyoruz yönetmenin aksine.Biz karar veriyoruz iyiyi mi kötüyü mü oynaycağımıza.Benim rollerimde hep,niyeyse zayıfın yanında olmalı,durmalı olan bir "güçlü olması gereken"karakter rolü var.Ben seçiyorumdur elbet,kimseyi suçlayacak değilim.Ama bazen ,bazen istemiyorum aynı rolü!Aynı karakteri.Bende biraz dürtüklenen olmak,dürtükleyen olmak istemiyorum..

*Birde cesur bir itiraf yapayım mı bu karışık yazının sonuna?Böyle eskiden -çok değil! son 8 senedir-,izlediğim/dinlediğim/tanık olduğum/sadece uzaktan duyduğum insan öykülerinden sonra ağlardım.Kendi başarısızlığıma ağlardım!İşin ucundan tutamayışıma,tutturulamıysima,vizeme,vizesizliğime ağlardım.Herseye aglardim.Hep degil ama aglayinca tam aglardim.Özellikle böyle uzun yollarda ağlardım.Herhalde ortamdan uzaklaşıp,dışardan iyce kendimi görebildiğim için?Bu ağlamalar böyle haset,kıskançlık gibi hiç değil,hep kendimi yerişlerle dolu olurdu.Hep kendime kızgın,hep kendime öfkeli olurdu.Uzun yolu ve yolcuğu severim desem de hep sonu ağlamalı olucağını bilirdim..

Geçen hafta LasVegas'a gittik,1 günlüğüne.Akraba ziyareti deyin siz.Kan bağı olmayan akraba ziyareti.Bu sefer dönüş yolunda ağlamadığımı farkettik!

Sabah işe giderken ne çok şükür dediğimi kimse bilmez!Gece uyanıp sağımdan soluma dönerken bile dediğimi ben diyim,siz anlayın!


1/22/2013

Eksi 10*


Artık Losangelas'ta yaşıyoruz diye değil,ancak yeni tadına vardım diye sizinle paylaşıyorum.Eksi 10 programı her hafta Cumartesi günü Türkiye saatiyle 13:20’de TRT Haber’de yayınlanıyor.Burası da sayfanin web sitesi,eski bölümleri izlemek için.

Ben artık kendimi Utah'lı da saydığımdan şu ve su  bölüm daha da özel.Kars'la ilgili planlarını dinleyince,sevdiğim işi yaparak en özgür benim demesiyle,sanki kendi ailemden birinin başarısına duyabilceğim kadar büyük bir gurur duydum.Annesinin Harvard'a gidişine ağlamasını bile anlayabildim.Ama en güzel şey benim için,burda yaşayanlar bilir,Amerika'nın bütün iyi yanlarını görüp,önce Turkiye'de niye  böyle değil diye dertleniriz,her bir araya gelişlerde mizildanır dururuz,niye niye diye?Çağan Şekercioğlu ise eşimin tabiriyle,karanlığa küfretmek yerine ışık yakmış :)

İzliycek güzel bişeyler aranıyorsanız,bence -10 iyi bir seçim!

*İsminin -10 olmasının sebebi de Losangelas'la Türkiye arasındaki saat farkının 10 saat geri olması!

7/25/2012

Huzur,

Bugun yine ahiskali arkadaslarimla toplandik iftarda,ayni grup ama baskasinin evi.Ramazandan ,oructan,vazifelerimizden,herseyin merkezinde O'nun rizasi olmasindan bahsettik,kuranlar okuduk,annecafenin verdigi ramazan duasini okuduk...Bu sefer gecenkinden cok daha fazla huzunlendim,ama dua ederken,o guzel huzurlu ani iyce kazidim beynime,en son ne zaman boyle huzurlu oldugumu hatirlamaya calismadan hemde...O anki hislerimi ne benim anlatmaya,nede bence kimsenin anlamaya gucu yeter..

7/22/2012

Los Angelas yolculari..

Okudugum kitabin tavsiyesini yerine getiriyorum ve yaziyorum,defterime.Yazdikca daha net goruyor,yada boguldugum sIkIntilara disardan daha iyi bakiyorum.Hayat ne hizli geciyor,yazarken en cok onu farkediyorum.

Benim klasik haline gelen Ramazan yazilarim bu sene yok,cunku biz tasiniyoruz.Esimin okulu bittiginden,daha iyi bir pozisyon buldugundan Los Angelas'a tasiniyoruz.Esyalar paketlendi ve gitti,esim de gitti cuma sabahi.Biz cocuklarla evde Ramazan'a basladik.Mutfakta 2 kap+kacak,odalarda 2 parca kiyafet ve yer yatagindan olusan sakin halimizle Ramazan'i ne olursa olsun idrak etmek icin ugrasiyoruz.Ramazanin her haliyle mutluyuz ama.Kismet olursa biz de onumuzdeki cuma yolcuyuz,cuma iftarimizi LosAngelas ta acicaz.Sonrasinda yerlesme,alisma olucagindan bu Ramazan muhtemelen misafir agirlayamadigim bir Ramazan olarak gecicek.



Onun disinda ben bu persembeye kadar calismaya devam edicem.Kreste vedalasma zamani basladi,ogrenciler kartlar ve hediyeler getirmeye basladi.Bir suru is arkadasim nerdeyse hergun seni cok ozliycez diyor..Bende cok ozliycem,hem cocuklari hem arkadaslarimi.bu 6 aylik zaman diliminde,umuyorum cocuklara ilerde beni hatirladiklarinda yuzlerinde gulumse olusturucak anilar olusturmusumdur.Arkadaslarima da I'm from Turkey dediginde biri,bom bom bakmak yerine,benim de tanidigim caliskan iyi:) bir kiz vardi tanidigim diyebilirler..

Hayat bizim tahmin etigimizden daha hizli,ve aslinda dusundugumuzden daha az komplex!Sadece tevekkul etmeyi bilsek,hersey daha kolay gecicek.

Yeni yazilarima,bu sefer okyonus kokulari ekleyerek,yakinda yendien burdayiz:)


5/28/2012

Nasilsin?

bugunlerde nasilsin sorusunun cevabi,hep heycanliyim oluyor:)

5/08/2012

Bugunlerde,

 Adil'in cekimleriyle sonrasinda gulumseten pozlara imza atiyoruz.
 Babalarinin biseyi bitirdigini anliyorlar,seviniyorlar,ama bizim sevincimizi abarti buluyor evin minikleri:)
Her ise sabirla baslayip,sabirla,itinayla devam eden,mutevazi,zeki,sevgi dolu sevgilim masterini bitiriyor,darisi isteyenlerin basina!

12/05/2011

Duyanlar duymayanlara soylesin..

Saka mi dedim,degil.En son 2007 yazinda gelip Ekiminde donmustuk Turkiye'den.Uzerinden neler gecti,4 kisi olarak yapicaz tatilimizi bu sefer..

Persembe sabahi istanbul'da mi olucaz yoksa?Hemde bir ay boyunca!
Isteyen herkesin basina!