Showing posts with label Amerika'da Is Yasantisi. Show all posts
Showing posts with label Amerika'da Is Yasantisi. Show all posts

4/04/2015

Dunyanin Pesinde

Gecenlerde bir sabah arkadastan sabah gelen text mesajina uyandim. Ruyasinda beni gormus,hizlica yazivermis gordugunun heycaniyla. Aylar oncesinden gelen obur mesajida simdikinin ustunde duruyordu. Onceki de buna benzer bir ruya mesajiydi.Hayir olsun diye cevaplayip birakmistim.Yeni mesaji okudugumda, bir oncekine benziyordu. Ruyalarin ozeti: ben dunyanin pesinde kosan,iyi isler yapanlara engel olan biriydim. Nasihet veriyordu,dogru diye onayliyordum ruyada.Mesajla da onayladim nasihati. Dunya gozumde cekilcek yer degil dedim,10 dunyaya,90 ahirete diye yaziverdim, sonra da ekledim "yaptigim kosusturmalar hep dunyanin pesindeyimisim gibi mi gozukuyor disardan dedim? Halbuki gozumde dunyanin tadi yok,ahiret olmasa su yapilcak islerinde cekilcek yani yok dedim. Mesaja cevap gelmedi. Demekki oyleymis diye ses etmedim bende.Bir sonraki ruyaya kadar yeni mesaji beklemey karar verdim.

Yaptiklarimiz,yapabilceklerimiz, ve yapmadikalrimizdan dolayi hesaba cekilcegimiz bir inanca sahibim.Yapilanlarin niyetlerinide yanlizca Allah ile kisinin kendisinin bilecegi gibi bir guzellikle donatilmis bir inanca hemde. Baslarda kendimi nasil izah ederim dusuncesi,insanlar beni nasil goruyor dusuncesi ile birlikte  ezmeye kalktiginda, o  sikintili donemlerden,beni kimsenin degil Allah'in gozundeki kiymetim nasil olmaliya surukleyen guzel bir gecise sebep oldu.



Calistigim yerlede kendimce yasadigim yanlizligi ve gurbeti kimselere anlatmama, bilhakis hep guzellikleri gorup onlardan bahsetme kendime verdigim en guzel hediye oldu. Blogda yazarkende hep bunlardan bahsettim. Bkz "Amerika'da Hayat".
 Sonra gitgide farkettim ki, hangi dinden hangi milletten olursa olsun bir suru insanla ayni ortak duygulari paylasabildigimi ayni ortak acilari hissedebiliyor daha da onemlisi paylasabiliyor insan.Bazen icimi yokladigimda, kendimi daha cok ortak duyguyu paylastigim,daha cok kabul gordugum, daha cok takdir edildigim insanlara daha yakin buldum. Bu tehlikeli sularmi gibi degisik paranolaylara kapildim. Turkler degil ama Amerikalilar benim daha yakinim olabilirmi ve bu bir vehametmiydi diye epey sorguladim.Sonra aklima burda buyuyen cocuklarimizin yasadigi,daha da cok yasiyicagi ikilemler, duygular,ansilmazliklar,kendini anlatamamalar gelince iyce iclendim. Cocuklarimizi farkli bir kulturde,kendi kulturumuzun ozunden kopmadan buyuturken, o dengeleri kurabilcekmiyiz diye epey kafa yordum. Buyuyen gencler , genclikte olan "hic kimse beni anlamiyor zaten" duygularini, burda buyuyor olmalarina nasil bagliycaklar diye de dusundum. Kosturup, emek sarfeden, ogrenen cocuklarimiza, omuzlarina pit pit aferin diye vurmak yerine,ruyalarimizda dunyanin pesinden giderken buldum seni evladim mesajlarimi yazicaz yoksa diye dusunerek butun haftayi gecirdim..
Hissettiklerimi en yakin arkadaslarimla paylasmaya calistigimda,sadece burda baska bir eyalette yasayan ve calisan,universiteden tanidigim  baska bir arkadasin LOL yazarak baslayan yorumu hayata geri getirdi..

1/26/2015

Yazmak hayatta kime iyi gelmemis ki?


Calistigim lisede ogrenci ogretmen liskilerinden , calisanlarin birbirleriyle olan iliskisindeki ozene ve profesyonellige hayret kismini hala gecemedim. Gecenlerde esim,hayret etmeyi birakip artik benim de ogrendiklerimi hayata gecirmem gerektigini soyluyordu.

Amerikan tarihi dersine giriyorum. Okula yeni ogrenmeye hevesli ogrenciler gibi heycanla gidebilmenin sukrunu verebilmeyi tam manasiyla becerebiliyormuyum emin  degilim.  Tarih hocasinin nasil oluyordu konunun ortasinda elini kaldirip soru soran cocuga soz hakki vermek icin her seferinde yuzune bir tebessum olusturabildigini  hayretlerle izliyorum. Biyoloji ogretmeninin sinifin ortasinda kendince guc savasina girdigini sanan 15 yasindaki ogrenciye, cevap vermeyerek asil gucun  susmakta oldugunu ogretiyor olmasina  sasirmaktan kendimi alikoyamiyorum.
Butun bunlarin disinda aldigim dersler var birde. Ikinci donem basladi bile masterda,bu 3. dersim. Farkliliga saygiyi ogrenerek basladigimiz derslerde,simdilerde farkliligin ne oldugunuda bilmenin tadina variyorum. Aslinda kendi kulturumu de egitim sistemini de disardan ilk defa elestiresel profesyonel bir gozle gorebilmenin degisik ama acimsi tadina da.Sonra kendimce ,kendime roller bicip dikiyorum.Ismimle mahfuz olan hayaller kurmaktan geri duramiyorum.


Gecen donem bir derste,hakkinizda bilmedigimiz ilginc birseyi sinifla paylasma oyunu vardi 5-10 dakikalik. Hakkimda soyliyecek hic ilginc birsey bulamanin kasveti yedi bitirdi beni. Galiba ilginc biri degilim diyerek,sozlerime basladim,ilginc olmayan bir kac sey mirildandim. Bu donemki derse de hoca,herbiriniz cok kuvvetli hobileri olmasi lazim sozleriyle basladi. School Counselor olmanin dugusal olarak cok agir bir yuku var dedi. Bazen duyduklarinizin agirligindan cok yoruldugunuzda, evinize onu tasimamak icin hobilerinize siginmaniz gerekicek dedi. Kendimizi tanitip, hobilerini saydi sinif arkadaslarim. Yemek pisirmek diyenler buyuk ilgi gordu. Halbuki yemek pisirmek bizde hobi degil gorev saydigimizdan onu soylemek icimden bile gelmedi.Sira bana gelince blog yazdigimdan bahsettim. Ilk baslarda yanlizliktan olmek uzere oldugumu hissetigim Utah’da 2006 yillarinda evde pisirdigim yemekleri resimleyerek basladigimdan,sonrasinda yazmanin bana iyi geldiginden. Cocuklarim buyudukce Amerika’da yasayip egitim sisteminin icinde olmaktan,cocuk buyuturken,calisirken  yasadigim kultur zenginliginden,kendimce kesfettigim guzelliklerden , farkliliklardan  bahsettigimi de yazinca dersin profoseru cok heycanlandi. Bu yaptigin cok basarli,gurur verici dedi. Master tezi olarak bile ilerletip kullanabilcegimi soyleyince,arabayi son hiz surup sevincle eve geldim. Yine yeniden bilmem kacinci defa Amerika’da  su koca okyonustaki kucucuk blogumu ve kendimi kesfedilmis hazine sanmanin hazziyla gulumsedim durdum..


*Universtede de bu donem hocamiz,esiyle yasadigi ciflikten %100 organic yapip getirdigi receller ve sicak ev ekmegi. Her hafta derse yeni tatlar geliyor..



8/31/2014

Like Julia but with "H", Hulya!

Okullar başlamadan iki gün önce bütün okul görevlileri için seminerlere katılmasi gerektigi  üzerine bir telefon aldım. Sabah kaçta  ve nereye gelmem gerektiğini söylüyordu,kendisinin toplantısı olduğunu benim kimi görebilceğimi de ilave etmişti. İyki söylemiş! Devasa bir kampüse adim attim sabah.Arabayı park edip kampüs içinde gezinmeye başladım. Provo yapan bando grubununun seslerini duyunca heycanlandım,yüzme havuzunu görünce şaşırmadım. Erkence gittiğimden kendime bir kampüs turu verdim. Heryeri gezdim,gidiceğim odayı buldum beklemeye başladım.Telefonda bahsedilen bulmam gereken insanı gördüğümde ağzım kulaklarımdaydı. Neşeli ,sevecen, güleryüzlü 50sinde olup,30larinda gosteren arkadaşım bana tek tek heryeri gezdirip sistemin nasıl işlediğini anlattı.Beni ofise götürüp sekreterlerle, okulun polisiyle, müdürüyle,müdür yardımcılarıyla tanıştırdı. Tek tek binalari anlattı. Arabam için “parking permit”/arabaya yapıştırılan park izni yapışkanı/,odaları ve öğretmen tuvaletlerini açan anahtarımi,kimlik kartımı almam icin gerekli yerlere goturdu.

Öğleden sonra bütün “team” toplantı yaptık.Herkes kendini tanıttı.Bu kısımda da neşeli olsam da aslında herkesin ne çok deneyim,mezuniyet ve sertifika taşıdığını farkedip, Allah’a tekrar muradını muradım yapması için dua ettim,teslim oldum.

Yepyeni bir dünyaya adım attım,bildiğimi sandığım ama aslında bilmediğim bir dünyaya. Meğer benim sarı otobüsüm coktan benim “comfort zone” um olmuş. İçinden çıkınca anlamışım. Yeni arkadaşlarımdan neler öğreniceğim,neler yasıcağım kimbilir..Muhtemel bir kaç  geceler uykum kaçıçak gecenin bir vakti,geri dalamıycam uykuya. Sabahında 50sindeki arkadaşımın; sabah iş yerinde “ tuvalette ağladığım epey günler geçirdiğim de olmuştur” sırrını benle paylaşmasıyla rahatlıycam. Bazı günler teselli olucak birşeylerde olmayacak kimbilir.
Bizi buralara gönderen, hicreti bize nasip edenin ;bizim için murad ettiğini bizim de muradımız eylemesi duasiyle gecicek gunler insallah..


8/30/2014

Guler Yuzlu Kadin

Konuşmayı ne kadar çok sevsem de, bana en çok yazmak iyi geliyor. Onda da bazen tembellik,bazen de kim ne der paranoyasından dolayi sürekli yapamadığımdan,içimden sürekli yazarken buluyorum kendimi.Hatta tam da o anlarda aslında gerçekten yazmam lazım diye dikte ediyorum kendime. Cunku cogunlukla her konusmamin sonu,keske sussaydim oluyor.Kendimi gercekten anlatamadigim bir suru zaman oluyor. Boyle yalan makineleri gibi,konustugunda samimiyetini yada samimiyetsizligini gosteren makinalar olsa diye ic geciriyorum. Konusabilip de pisman olmadigim tek kisi esim.Konusmak isteyip konusamadigim tum dostlarim telefon yada mail uzakliginda,yakinimdakilerle de dedigim gibi sonu hep bosver keske konusmasaydin halleri uzerine..

Yazmak istiyorum ki unutulmasın, yazmak istiyorum ki unutmayayım. Geçenlerde Adil’e bloğu gösterdiğimde eski resimlerini görmek onu acayip mutlu etti. İlerde tabi ; okuluyla ilgili,kendiyle ilgili yazdığım şeylere ne kadar mutlu olur bilemem ama,O'nun için de birikiyor anıliar.

Yazın başında hayatımda artık bir ritüal haline gelen iş başvuruları yapmaya devam ediyordum. Bizim oturduğumuz bölgenin milli eğitim bakanlığı(District) hiç beklemediğim,bir bayram sabahinda  telefon acip sizi görüşmeye çağırıyoruz dedi. Herşey sebebe hikmete binaen,her geçen yıl daha iyi anlıyorum.Bütün yaşadığımız bunalımlar,sıkıntılar dahil hersey!

Görüşmeye çok pozitif ve neşeli bir şekilde gittim. Geçen onlarca mülkattki iyi ve kotu  tecrübemden sonra az çok söyliyceklerim; nasıl söyleceğim belliydi.Herşey çok profesyonel.Sekreter bekliyecğim yeri gösterdi,başvuruduğum işin “iş tanımı” son bir kez daha elime verip imzalamamı istedi okuduğuma dair. Vaktim geldiğinde güler yüzlü hanımefendi beni alıp görüşme odasına götürdü.Keyifli bir kaç cümle söyledi,mülakatın gidişatı hakkında kısaca bilgi verdi, iş için haftalık minumum 10 saat ile  maxsimum 25 saat arasında değiştiğini söyledi. Ayrintilarini anlatti iki kişi olucaz,6 soru sorucaz,sonra varsa sen sorularını bize sorabilirsin,cevaplarını not alicaz vs..Soruları sordular. Heycanla ,kendimden emin bir şekilde hepsine cevap verdim. Benim guzel otobusteki,guzel ogrencilerimden gururla keyifle bahsederek.Sorulardan birini tam anlayamadım galiba,tekrar ettirdim,anladığım şekliyle cevap verdim.Bir tek o hariç,gayet olumluydu ama asla olabileceğine dair bir umudum olmadığından aynı girerken olduğu gibi cikarkende ; icimden buyuk bir samimiyetle  dua edip Rabbimden sadece hayırlısını nasip etmesini istedim.
Öğleden sonra aradı bayan,birinci görüşme olumlu geçti,ikinci görüşme için iki hafta sonraya randevu verip bakanlığa bagli lise ve ortaokul temsilcilerinin geliceğini söyledi.İki hafta sonra, neşeli "hot pink" başörtümü takıp,aynı duayla gittim bakanlığa. Güleryüzlü bayan karşıladı yine,içerde bölgedeki okul temsilcileri olduğunu söyledi. İçeri girdim tam 14 kişi!Kocaman toplantı masasında hepsi sırayla ismini söyleyip kendini tanıttı,hepsine tek tek "great", "nice to meet you", "pleasure to meet you" diyerek neseyle  karşılık verdim. Hepsi tek tek sorular sordu, cevapladım.Toplamda 16 tane soru sordular.Çıktığımda kendimi iyi ifade edebildiğimden dolayı duyduğum şükür duygusu vardı,en net onu hatırlıyorum.(Bu dediğimi ancak ikinci dili konusmak zorunda ülkede yaşayanlar bilebilir)

Yine elimde olmayan sebeplerden dolayi  bunalım  tavan yaptığı bir günün öğleden sonrası telefon geldi! Haftada 25 saatlik pozisyonla lise sonrasi icin egitimlerin verildeigi bir okulda bana teklif yapmak istediklerini söyledi.Sevindim,şaşırdım. Tam olarak istediğim okul o değildi,öğleden sonra email atıp güler yüzlü bayana kibarca acaba herhangibi bir başka lisenin -daha az saatle bile olsa- mümkün olup olamıyacağını sordum.Ertesi gün bana iki tane süper güzel iki lisenin olabilme ihtimali olduğunu söyledi,araya hafta sonu girdiğinden Pazartesi belli olur seni ararım dedi. Şimdi yaşamayan bilmez diye anlatmak isterim : şu gün belli olucak diyip belli olmayan işlerin ne denli bunalımlı günler geçirmemize vesile olduğunu. Güler yüzlü kadın dediği gibi Pazartesi aradı,okulu ve saatleri söyledi,işlemlere başlamak için çarşamba günü gelirmisin ofise dedi.Guler yuzlu kadina telefonu kapatmadan butun bu surecte ne denli profesyonel davrandigini,bunun icin cok mutlu oldugumu ve cok derin tesekkurlerimi soyledim.

Carsamba gunu ofise gittiğimde görusuceğim insanın adını email ile attigindan, sadece yukarı çıkıp yeni işe alındığımı ve evraklar için geldiğimi söyledim.Oturttu,tebrik edip kağıtları çıkardı. Tek tek hepsinin ne anlama geldiğini,nereleri imzalamam gerektiğini, neler yapılması gerektiğini anlattı. (20dak)
Yaşadıklarimizin ve başımıza gelen-bazen gelemeyen- herşeyin bir hikmete binaen olduğunu, bizden-benden- değil herzaman Allah'in merhametinden kaynaklı olduğunu süreç ilerledikçe daha iyi anladım.

Okulda ilk gün ve yeni iş arkadaşlarım yazımın ikinci bölümünde..

3/22/2014

Hi kiddo!

Bu donem aldigim  derslerden biri istatistik. Anlatmakla bitiremiycegim iyi bir hocam var. UC Berkeley de psikoloji okumus,sonra UCLA doktorasini yapmis. Asya kokenli,ama sanirim Amerika dogumlu,cunku aksansiz sahane bir ingilizcesi var.Bilmem onu okudugu okullar mi boyle yapmis ama, kendinden emin,ozgur,demokrat,adaletli,sevecen biri var karsimizda. Benim icin yeni deneyimler oldugundan; alisik oldugum profoser kavramina uymuyor. Hic kompleksleri yok mesela,kapris yok, hep sizsiniz var! Dersin hazirlanisi,islenis guzelligi,hem gorsel hem yazili ornekler hem de grup calismalari falan zaten siradan onlardan bahsetmiycem bile!

Dersler hafta ici aksam 7-10 arasi. Sonlara dogru herkesin enerjisi bitiyor,hoca surekli bizi motive etme modunda. Bir hafta oldukca zor problemlerden herkesi cok kafasi karismis gormus olucak ki, aksam 12 de mesaj atmis hepimize, herkese gayretinden dolayi tesekkur etmis,takdir etmis, anliyacaksiniz mutlaka konulari falan demis. Sonraki hafta en kalitelisinden iki kutu cikolata alip getirmis, gecen haftaki konuyla ilgili yeni bir soru daha cozucez diye, soruyu cozerken de cikolata getirdim yemeniz icin dedi. Sinifta yaptiklari makes buldu elbet,herkes birazcik daha gayretle anladi ve cozdu soruyu! Onun otesinde sinifta olusturdugu atmosfer nasil anlatilir bilmiyorum..

Iki hafta once saatler yaz uygulamasina gectiginden aksam namazi tam dersin ortasina gelmeye basladi. Ilk hafta aradan once canhiras yeni soruyu cozmeye ugrasirken vakit cikicak diye icimden diyebilcegim herseyi dusunup ben simdi ara vermek istiyorum diye yanina gittim, of course deyip devam etti dersine.Niye bile yok!  
Gunduz aldigim dersin hocasida (Zaten epi topu iki ders aliyorum amaJ), ilk vize notlari dusuk gelince herkese dersin sonunda sizinle birsey konusmak istiyorum diye soze basladi. Sinifin cogunlugunun notlarinin dusuk oldugunu, neyi yanlis yaptigini ona soylememizi istedi! Ders anlatmasi,sunumlar,ornekler neydi degisiklik yapilmasi gereken seyler. Israrla sordu,bir iki oneri geldi. Bir kagit cikarip lutfen kagida yazin dedi.Yazdik verdik. Ertesi hafta kagitlari okudugunu,hepsini dikkate aldigini soyledi.Butun sinifa tavsiye edilen onerileri anlatti,hangisini yapip hangisini yapamiycagini,hangisi icin caba gostericegini kisa ve net ifade etti. Belkide benim tuhafligim ama hayatimda ilk defa bir hoca, sinavdan dusuk alma sebebini direk kendine baglayip neyi duzelteyim diye soruyor? Herkes biraz da mahcubiyetle ikinci sinava daha iyi caliscagina dair buyuk bir umutla ayriliyor dersten.
Ben uzaydan mi geldim, niye kimsenin sasirmadigi bu islere sasiriyorum?


Gunesin batisinin izleyebilcegin en tatli mekanlar.Vol 1. Universte Kutuphanesi

Is yerinde bir sabahta birileri ortalikta birbirine kotu birsey soylese de ben duysam,sasirsam.Yok! Bir kere islerin yogunlugundan manager panik ve stress olsa da bize de yansitsa!Yok! Bir kere ama bir kere sabah gittigim okulun mudurunde ofiste isi olsada ogrencileri bahcede beklemese! Bir kere acil birsey olsa,bir kere yagmur bahane olsa,yok!

Sabah kurabiye yermisin diye ikram ettigim biri bana huysuz bir sekilde yok demis,farketmedim bile! Daha gun bitmeden sabah icin ozur dilerim,cok huysuz kalktim gune,kabalik ettiysem kusura bakma diyor 60 yasindaki kadin..
Sabah Yollar " Sen Ne Guzelsin Gokyuzu"

Hastalanip iki gun gitmedigim isime dondugum gun manager “hi kiddo” diye soze basliyorsa, Meksikali arkadasim "hot pink" ceketimi giydigim gunler o en guzel aksaniyla “good morning young lady” diye beni karsiliyorsa ben sabah kosa kosa gitmez miyim ise? Aksam 7de baslayan dersime giderken nese dolmaz mi icime?


Aslinda “guzel soz fakiriyiz!” diye tweet atmistim bugun. Biraz soylenesim vardi birseylere,birilerine! En basta kendime!Soylenmekten vazgecip ,onlari/olanlari unutup bunlari hatirlayip sukretmek icin bir not duseyim istedim yillanan sevgili dostum bloguma!

9/10/2013

Duvar Kagidi Kaplayan Arkadasim ve Ben





Is yerindeki cok renkli dunyami  okuyanlar az cok biliyor.Gecen senenin sonuna dogru tanistik bu bahsedicegim arkadasimla,toplamda 2-3 saat birlikte olduk,ama cok keyifli ve cok guzel sohbet etme firsati olmustu.Eskiden duvar kagidi isi yapiyormus.Kendisi 55 ini gecmis bir bayan.Ekonomi kotuye gitmeye baslayinca okul otobuslerinde "substitute" /yani- ihtiyac halinde cagrilan kisi -isi icin basvurmus.Isi almak cok zor oldugundan,bu haline fazlasiyla memnun ve cok mutlu.Tek kotu yani 10 kiloya yakin kilo aldim dedi,ancak o zaman anladim ki duvar kagidi icin sadece satis degil,ayni zamanda isciliginide kendi yapiyormus.Oyle zarif ve guzel gorunumlu ki,kendi isimizi yapiyorum diye soylediginde bu halini hayal edememisim:)

Bir gun ayni otobuste birlikteydik.Bana bugun ayni yerde oldugumuz icin cok mutlu ve heycanli oldugunu soylerek basladi.Hep goruyorum seni,hic firsat olmuyordu sohbet etmeye dedi.Okudugu ve cok etkilendigi bir kitabi konusmak istedigini,basortumle ilgili soru sormak istedigi cok fazla sorulari oldugunu anlatti.Heycanla kitabi anlatti,karakterleri anlatti,sorularini siraladi.Ben kultur farkliligindan , Turkiye'den bahsedince oldukca sasirdi,kiyasladi,sordu.Ilk basta basortunle ilgili sorularim var diyince,sasirmadim ama icimden bir "yine mi" diye gecirmek istedim.Konustukca daha cok cok konusmak istedik:)Yollari bilmediginden,yapilmasi gereken prosedurude tam bilmediginden yardimci oldum.Hatta bir yerde,ben soyle olmasi lazim dedim,o hayir boyle olduguna eminim dedi.Nasil istersen,sorumlu sensin dedim.Benim dedigim sekliyle yapti ama,merkeze donunce mutlaka supervisor'a   sorucagini soyledi.Ben de hay hay demistim.

Sonra bana dedigi kitabi once kindle dan ornegine baktim,biraz okudum cok begendim.Sonra dinleme kitabini aldim kutuphaneden(Burda cok yaygin,vakti olmayanlar yol boyu kitap dinliyor),bende bazen burnum sizlayarak,bazen otoyolda aglaya aglaya,bazen ofkelenerek dinledim kitabi!

Gecen senenin sonunda,kadrolu olmak icin imzalari atarken benim departmandan sorumlu kadin geldi,ve bu bahsettigim arkadasim bir gun ugrayip benim icin, isi cok iyi yaptigimi,hatalari gordugumu,dikkatli calistigimi,cok guzel bir sekilde hatalari sundugumu falan soylemis.Cok sasirdim,cunku hatayi yapan kendisi oldugundan bunu gidip sorumlu insana anlatmasi inanilmaz!

Gecen hafta senenin basinda yapilan egitimlerde yanina gittim,arkadasim diyorum ama ikinci kez orda gorustuk.Iyi is yapanlarin arada kaybolmasini istemedigini,o yuzden benim icin gidip supervisor ile gorustugunu soyledi.Memnuniyetimi tik mik diyerek dile getirdim.Mahcup oldum.Yazdan konustuk.Kitabin devam eden serilerinden konustuk,hayattan konustuk.Yaz okulunda calisip calismadigimi sordu,hayir dedim.Aslinda paraya ihtiyacimiz var ama part time olsaydi caliscaktim,ama full time dan baska secenek yoktu,ve cocuklarim evdeydi diyince en guzeli yapmissin.Benim kucuk cocuklarim olmasa bile yaz tatilinden bisey anlamadim,bir dahaki sene calismiycam yaz okulunda,esimle karar verdik dedi.Omuzuma pit pit yapip,"good job mom" diye takdirini dile getirdi.

O pit pit 'a cok sevindim.Cok mutlu oldum.Bilmem size arada omzunuza vurup destekleyeniniz var mi ,hayatin normal akisinda/aldiginiz iyi yada kotu kararlarda,ama sizin kararlarinizda?Benim esimden baska nerdeyse kimse yok yanimda.Uzaktaki yakinlarimla olan telefondaki konusmalarimiz/konusmamalarimiz ise ayri bir post konusu olucak kadar buyuk/buruk/beklenti dolu......

9/03/2013

Recognize

Basimiza gelen hersey bir sebebe binaen oluyor,bazen o anda anliyoruz,bazen yillar sonra.Boyle oldugunu bilmek bile ,olaylara yaklasimimizi/bakis acimizi etkilemeli.

Bugun district'teki(District soyle cevirebilirim,calistigim bolgenin milli egitim mudurlugu) isimde egitim(training) vardi.Once bolgenin"superintendent" (genel mudur?) geldi,hosgeldin konusmasini yapti.Kisa ve oz.Yaptigimiz isi begendigini,takdir ettigini guzel cumlerle soyledi.Soyledigi bir sey cok hosuma gitti  ama en cok "Sizlerin bir problemi yada bir konuyla ilgili endisesi oldugunda rahat bir sekilde gelip bunu basinizdaki sorumlu insanla paylasabilmeniz,ve sizinle ilgili idarecileriniz bir endisesi yada istegi oldugunda bunu da "rahatca" dinleyip degerlendirmeye almaniz bizim hedeflerimizden dedi.

Calistigim departmanin basindaki insan emekli olmus yazin.Yerine gecen sene arada sirada gelen,30 yil district icin calismis,emekli olmus bir mudur bu pozisyona atanmis.Calistigim is yerinde en sevdigim seylerden biri,her sey cok acik.Gizli hicbirsey yok, buna "transparency" diyorlar ve bunu cok onemsiyorlar.Bu aldigimiz maaslardan,kac yil calistigimiza,idarenin aylik yaptigi konusmalari dakikasi dakikasi yazili olarak panoda yayinlamasina kadar  hersey icin boyle.Yeni mudur,pozisyona nasil basladigini gecen sene,bu sene icin nasil ona bunun teklif edildigini uzun uzun anlatti.Hatta dili oyle kullanip anlattiki,emekli oldum simdi dinlenmem gerekirken,bu departmanin bana ihtiyaci oldugu icin butun kalbimle bu isi yapicam dedi.Sizde bugun Eylul 3,2013 milad olarak alin ve gerideki butun negatif dusunceleri birakarak kalbinizin derinlikleriyle bu isi yapin dedi.

Sonra benimde calistigim departmanin sorumlu kisisi kalkti,guzel,sevimli,sicak bir hosgeldin konusmasi yapti,emekli olan kisileri soyledi,aramiza yeni katilanlari soyledi,ailemize hosgeldiniz diyerek tanistirdi.Cogumuz yaz boyunca calismadik,ama ofis grubu calismaya devam etti(muhasebe,sekreterler),onlari tek tek ismini soyledi,oncesinde hepsine ozel bir kac kelime sarfetti.Oyle anlattiki zannettim ki yazin,para almadan calistilar!Oyle degil elbette.En sonunda ofislerin,binanin temizligini hep saglayan birini soylemek istiyorum,cogumuz onu goremiyoruz aksam isini yaptigi icin dedi.hah dedim bu gonullu biri herhalde.Meger aksam temizligi icin gorevli olan hademeyi soyluyormus.Aramizda degil ama ismi su,ona da tesekkur ederiz butun emekleri icin dedi!

Ne diyim!Sansliyim boyle insanlarla hayatimin bu doneminde karsilastigim icin.Aranizda bunu abarti bulanlar olabilir.Cok normal.Ama bunun olmasi kotu mu/Insanlar,calisanlari motive etmenin yolu ne olmali? gibi sorularla bitiriyorum yaziyi:)

1/10/2013

Good to see you,


İşe tam 12.12.12 de başladım,isteyerek olmadı,11'inde başlamam gerekirken bir gün geciktirdiler,benim için de gülümseticek bir anı oldu.

Yılbaşından önce,işteki arkadaşlara yılbaşı hediyeleri hazırladım. Christmas hediyeleri aslında.Bonie'ye paket hazırladım gönderdim postayla.Bonie'de bize para göndermiş:)Çocuklarına da öyle yaparmış,son 3 senedir bize de hediye olarak para veriyor:)Bu yıl zam yaptı 60$ göndermiş:)Sonra iş yerindeki arkadaşlar için çeyiz sandığımı-yani kutumu-döktüm.Patikler,yazmalar ve havlulardan paketler yaptım.İçlerine buranın adeti olduğu üzre kartlar yazıp imzaladım.Aşağıdaki yeni komşum baya bir şaşırdı, hatta bence anlam veremedi:)İş yerindeki arkadaşlarım da çok şaşırdı.Birlikte yolculuk yaptığım şoför ona hediye ettiğim patikleri o kadar çok sevdiki,bütün kampüse gösterdi patiklerini büyük bir heycanla.Bunlar çok güzel,asla kıyıp giyemem dedi.Ertesi günü de bana kendi diktiği yumuşacık bir battaniye hediye etti.İş yerinin christmis partisine katılamadım ama ,tatlı olarak şekerpare yapıp götürüp bıraktım,Türk tatlısı diye de üzerine bir not iliştiriverdim:)





Yılbaşından önce iş yerindeki benim departmanımdan sorumlu bayan,saatlerimi tam tamamlayamadığım için değişik çalışmalara girmişti.Günde 3.5 saat çalışmak için imzaladık ama ben 3 saat çalışabiliyorum,kalan yarım saatte ofiste dosyalarla ilgili iş bakıçaktı,yeni dönemde söyledi ki olmuyor.Bu hafta yeni bir teklifi oldu bana,öğrencileri götürdüğümüz okulda haftanın bir günü gidip kalan saatlerimi onların sınıfında  tamamlamayı.Onlarla vakit geçirip daha yakından tanımayı.Tamam dedim,ama sonra bir sürü hesabın peşine dustum tabi.Oraya ekstra araba kullancam,benzin odiycem,kızım için ekstra bakıcı parası ödemem gerekcek vs..Onların derdiyle akşam epey bir mizildandım,bunlar hesapta yoktu,boyle yapmlaari yasal degil aslinda falan filan diye...Ömer'de halime şükretmemi,olduğu şekliyle kabul etmem gerektiğini salık verdi bana,tamam deyip sakinledim.

O gece rüyamda çok güzel bir yemek yenilen yerdeyiz.Masalarda inanılmaz tatilar var ve hepsi bedava.Çok lezzetli,dondurmalı,çikolata ve çok kaliteli tatlılar.Birde fıstıklı kadayıf var ama o satılıyormuş,sadece yarım dilim alabilirim diye kestirip yarım dilimin parasını ödemeye çalışıyorum,ben onla uğraşırken bir bakıyorum diğer bedava ve güzel tatlıları kaldırmışlar,bitmiş!Ne rüya yorumlamayı bilirim,ne de bu rüya için tabir baktım,ama benim için anlamı çok açık bir rüya oldu aslında!

Hayat devam ediyor,son günlerde en büyük güzelliğin olduğun yeri,durumu,şartları yadırgamadan,eleştirmeden sevmenin büyük ama çok büyük bir zenginlik olduğunu anladım.

Benim bu işi sevmem için bir dolu sebep var,ama son günlerde en güzel sebeplerden biri,daha sadece 10 gündür her sabah otobüse bindiğinde "good to see you this morning"*dediğim bir çocuğun**,önceleri sadece omuzuma vurup geçerken cevap olarak,bugün nerdeyse kucaklıycak gibi beni,"good to see you too" demesi en güzellerinden sadece bir tanesi.


Bu da son öğrenciyi aldıktan sonra çıktığımız yokuş,ve burdan okyanus gözükmeye başlıyor.Bunu görmek okula çok yaklaştık demek,birde radyoda şansımıza iyi bir müzik varsa,keyifimin doruk noktası oluyor.Bu çılgın düşüncelerimi 60ına yaklaşmış şoför arkadaşımı da söyleyince,kendi çocukluğundaki yokuşları ve deniz manzaralarını anlatıyor bana:)


*Bu sabah seni gormek ne guzel!
**Ogrencinin bunu demesi adi konulmus hastaligina gore oldukca ama oldukca guzel bisey!Ozel bilgi olucagindan ne cocugun yasini,ne de hastaligini paylasamiyorum.



12/17/2012

Bugun yeniden

Bugun sabah yeniden ilk bindigim otobusle yolculuk yaptim..
Artik bana biseyler icin sizlanan dostlarimi ve yine tabiki oncelikle kendimi pek hos goremiyorum bu aralar sizlanmalardan oturu..


12/13/2012

Independent Facilitator

Ben is mulakatlarini yazayim dedikten bir gun sonra,basvurdugum islerden biri sizi kabul ettik,sizde hala isle ilgileniyor musunuz diye telefon etti.Bu isin bence asil mulakat kismini anlatmaliydim.Ben bir dolu ise basvuruyorum.Sadece egitmen/ogretmen islerinin oldugu ve sadece bulundugum eyalet icin bir web sitesi uzerinden.Bu islerden birinden Independent Facilitator olarak basvurmussunuz,mulakata su tarihte gelin diye telefon geldi.Mulakata gittigim gun tam olarak acaba basvurdugum islerden hangisiydi bilmiyordum.Mulakata girdim,iki bayan hosgeldiniz,tesekkur ederiz,size 6 soru sorucaz,onlari not edicez,sonrada sizin sorulariniz varsa onlari konusucaz dedi.Soru 1:cocuklar otobuste hareket halindeyken onlarin problemlerini halledicek eski deneyimlerinizden bahseder misiniz dedi.Eyvah dedim,ayvayi yedim,school bus-okul otobusu- icin sofor pozisyonuna mi basvurdum ben yahu dedim icimden,halbuki yillar once basit bir kaza gecirdikten sonra araba kullanmayi hic sevmez ve pek korkar oldum,bilen bilir kac besemele getire getire giderim yollarda:)))hic hiz yapamam vs..Hemen kendimi topladim,motive ettim olsun Hulya onuda yapabilirsin dedim:)))ve basladim anlatmaya,son calistigim kreste ogleden sonra ilkokul cocuklarini kucuk ven ile okuldan aldigimizi falan anlattim.Ikinci soruda otobusu kullanmadigimi,sadece yardimci olucagimi kestirdim:)) ve rahatladim,ondan sonra sorulara cok daha guzel cevaplar verdim.Cumaya arariz sizi demislerdi,uzerinden 3 hafta gecti oyle aradilar,iyki aradilar,hizlica islemlerimi hallettim,almam gereken sertifikalari,belgeleri tamamladim ve Carsamba gunu ise basladim.

Isim district'e bagli(milli egitim bakanligimi demeliyim,devlet memurumu oldum demeliyim bilemedim Turkce halini),ve okul takvimiyle calisma tarihlerim ayni.Yapicagim is ise;ozel egitime tabi olan cocuklarin  sabah okula gitmek icin bindigi otobuste asistanlik yapmak,yani cocuklar guvenli mi onu gozlemliycem,hepsi bu!Iki gundur bindigim otobuste 3 cocuk var toplamda,yarin degisik bir route ile yolculuk yapicam,bakalim orda nasil olucak?

Isin en zor aslinda da guzel yani sabah 6'da is basi yapiyorum,ve 9'da isim bitiyor.Sabah gitmek icin bir yarim saat otoyoldan araba kullaniyorum.Sabah otobus garajina gidiyorum.Cok renkli is arkadaslarim var ve hepsi benle tanismak icin can atiyor:)Ilk gun ilk otobus seferinden sonra,benim patronum etrafi gosterdi,isler nasil isliyor onlari anlatti,etraftaki soferlerle beni tanistirdi:))


Cok mutluyum,kimselerin anlayamayacagi kadar mutlu!Bunu anca burda yasayip,bu isi almayi becerenler bilebilir!Ise basvurma,mulakata girebilme adimini atabilenler..

Gecen sefer kreste yasadiklarimi yazmadigima cok pisman oldum,bu sefer unutmadan hep yazasim var,bakalim kismet..












11/27/2012

Is gorusmeleri

Gren Card'imiz geldiginden beri(Ekim 2011),basvurdugum isleri anlatmakla bitmez,ama hic degilse beni mulakata cagiran yerleri yazsaymisim.Cok hayiflandim,gecen gun dusundugumde.Yinede gec kalmis saymadim kendimi,tarih sirasina gore ,aklima gelenleri yazmaya niyet ettim.

Hayirli olsun,bana ve okuyan herkese:)

2/04/2012

Hulya'nin sapkasi

Ise basladigimdaki ilk gunler,konusabilen butun yas grubu cocuklar koridorda,sinifta,cafeteryada hep ayni soruyu sordu bana.Basindaki sey ne?Basortunun ingilizcesi "scarf",ama scarf kelimesini bilseler bile o aslinda bizim boynumuza sardigimiz atki icinde kullaniliyor,ve aslinda cogu cocuk da scarfin ne oldugunu bilmiyor.Zaten be muslumanim,dinimin geregi gibi biseyde soylenemiyceginden,soylensede anlasilmiycagindan o cocuklara,ben de bu benim sapkam-my hat- demeye basladim:)Niye sen basina sapka takiyorsun dediklerinde ise,cunku seviyorum dedim..Zaman gectikce onlarda sevdiler,hergun renklerini konustular,kac tane sapkan var senin ogretmenim dediler?Bana daha cok alisinda,icinede ayri bir sapka takiyorsun demek sen dediler(boneyi kastederek):).Gunler gectikce alistilar,bazen hirkalarini,bazen battaniyelerini baslarina dolayarak,benimde Ms Hulya gibi sapkam oldu dediler:)

Gecenlerde,benim calistigim saatlerde kreste olmayan bir cocuk geldi.Normal yasitlarindan biraz daha geri olan,ozel egitimde bir cocuk.Uyku zamanindayiz,cocugun siritina pis pis yapa yapa uyutmaya calisiyorum,tabi yeni geldigi icin uykusuda yok.Basladi o da sorularini sormaya.
-Teacher,senin basindaki nedir?
-Sapkam.
-Biraz dusundu.Oooo is it going to be raining today?(Oooo,bugun yagmur mu yagicak?)

Cok gulumsedim.Boyle bir cikarimi yapabilmesi onun durumu icin cok guzel:),benim icin ise cok hos bir ani oldu:)

Persembe gunu de Adil'in okuluna gittim,dogum gunu icin kekleri ogretmenin odasina birakcam.Tam okulun bitis vakti.Adil'in okulunda son 45 dakika-enrichment time- yani zengisletirilmis ozel program var.Cocuklar kendi yas grubundan farkli siniftaki ogrencilerle karisip,belirli bir konuda yuksek seviyede dersler aliyorlar.Gruplar siniflarina geri donuyor.Adil'in sinif arkadaslarini taniyorum,okula gonullu gittigim gunlerden.Yolda bir tanesi merhaba,nasilsin falan diyor.Diger cocuk,hey Sidney bu senin annen mi diyor?kiz hayir diyor.diger cocuklar kendi arasinda konusuyor,bence bu little red riding hood(kirmizi baslikli kiz) diyor:)

Sizinde aklinizda olsun bu sorular.Degisiklikleri nasil kabulleniyoruz?Acik miyiz?Hosgorulu muyuz?Onyargilimiyiz?Peki ya cocuklarimiz?Sadece basortusu olarak degil,her turlu farkliligi dusunun ama!

1/20/2012

Is basi

Turkiye gunlerini tamamliycam insallah,ama araya is girdi...
Ise basladim,eski bir kimyaci,eskimeyen anne ve yillanmis gurbetci olarak yine cocuklarla birlikte kalma dusuncesiyle prescholl denen -okul oncesi egitim yeri-,ise basladim..Bu seferki Adille calistigim gibi kucuk bir yer degil!Bir suru calisani ve ogrencisi olan buyuk bir yer.

Azra yanimda olsun,gozumun onunde olsun dusuncesiyle kariyer,kimya gibi sozcukleri hatirlamayip, 4 yas cocuklarina ogretmenlik yapamaya basladim.Baslayinca daha da iyi anladim ki,iyi yapmisim.Kucuk kizim-belki de annelerin gozunde buyumeyen kucuk cocuklari- oralarda kendi basina yapamaz!Ben bile yapamam.Hatta bence kimse yapmamali!

Eger sizde benim gibi gurbet ellerinde yasarsaniz,cocuklari teslim edicek guvenilir biri yok diye dertlenirseniz,kulturlerimiz ne denli farkli diye sizlaniyorsaniz,is ortamina yabanci biri olarak kendini kabul ettirmenin ne denli zaman alicagini dusunuyorsaniz,hayat fani 3 gunluk dunyayi uzmeden,uzulmeden gecireyim gayretiniz varsa,benim ne dedigimi anlayabilirsiniz..Ben de yazayim istedim ki,hem hissettiklerim unutulmasin,hem de benim gibi hisseden varsa yanliz olmadigini anlasin?

Hadi bakalim,Allah mubarek etsin!