Annem geldi,hayatıma renk geldi diye şiirler yazasım var.Annem benim bitmek tükenmek bilmez ısrarlarıma dayanamadı geldi.Gelirken bütün renklerini yanında toparladı geldi.Öyle renkli ki bir anda köydeki Adıgüzel dayısını anlatırken,ordan mahalledeki Nebiyye teyzeye geçiyor.Kaybolan,zor geçen hayatları anlatıp duruyor.Eski defterleri açıp,kendince hesaplaşıyor.Çoğunda suçluyor kendini(bu da annemden bana,bende de Adil'e geçmiş huyumuz)Bir anlamda halleşiyor eskiyle,yaptıklarıyla,dedikleriyle.Bazen kızıyor,bazen üzülüyor.,bazen ağlıyor.Bazen öyle derin iniyorki,hiç ayrıntısını bilmediğim 40'i çıkmadan ,kucağında emziriken vefat eden Filiz ablamı ilk defa dinliyorum.Nasıl vefat ettiğini,nasıl gömüldüğünü,doktorun gelip kontrolünü,komşusu cami imamının annemi teselli edişini...1 yasında vefat eden oğlunu,neden vefat ettiğini,yokluğu,cahilliği..
Annemi şimdi,en çok şimdi en iyi anlıyorum.30'umu geçtiğim zamanda.Hayatın tam debdebesinde!Misafirliğe gitttiğimiz yerlerde,anneme övgülerimi dile getiriyorum herkesin içindeki sofralarda.Nasıl cesur,nasıl akıllı,nasıl başarlı olduğunu anlatıyorum .Şimdi böyle yıpranmışlığının zaruri sebebini söylüyorum.
Misafirliğe giderken,güzel parfümler sürüp,başörtüsü iğneleri takıyor,ne giyceğini seçiyorum.
Yağsız pişmiş sebzelerle oluşturduğum menüleri,sabah işe çıkmadan söylüyorum yiyeceği miktarlarla.
Her cumartesi tartının başında buluşuyor,verdiği her kiloya çocuk gibi sevinişine şahit oluyorum.
Annemle ben şimdi en çok birbirimizi anlıyor,şimdi herzamankinden daha çok birbirimizi seviyoruz..
4/02/2013
3/24/2013
Aynisi
Türkiye'de büyüdüm,23 yaşımda geldim bu ülkeye.Geldiğimde de gençmişim,gençliğin deliliğiyle daha olgunmuşum gibi hissederdim.Çocuklarım olup,büyüyüp ve artık okula başladığında tam olarak kültürün içine girebildim sanırım.O arada çok derelerden çok sular aktı,ama hiç bir su ,çocuğun okula girmesi kadar ıslatmadı üstümü.
Hep ezberden,tek bir olan doğruculuktan gelen bir sistemde büyüdük-m.Çocuğumuzu da öyle büyütürüz ,eğitiriz sandık.Ben Adil anaokuluna başladığında ,şahane öğretmeninden çok şahane şeyler öğrendim ve hemen okuyup,öğrenip toparlamaya calistım kendimi.Seneler geçtikçe daha iyi düzelttim,uyum sağladım.Öğrendiklerimi gönüllü olarak birlikte çalistiğim Türk çocuklarına da öğretme de yöntem olarak kullandım,kullanmaya devam ediyorum.
Adil geçen hafta okuldan matematik dalında başarı ödülü aldı.Okulun prensiplerini anlatan bir sloganları oluyor.Bu slogana uygun haraket edenler dönem içinde ödüllendiriliyor.Çok basit,çok hızlı,çok tatmin edici bir şekilde.Abartmadan.büyütmeden.Bize hafta içi öğrenciniz ödül alicak şu saatler arası okulun toplantı salonunda diye not geliyor.Bütün veliler sandalyelere diziliyor,ogrencilerde yere halilara.
Her öğrenci özelliği ve başarısından dolayı ismiyle çağrılıyor.En iyi lider,en iyi arkadaş,en yardımsever,en cok caba gosteren,en cok ilerleme gosteren,en sorumlu,en matamatikçi,bilimci...Sırayla öğretmenleri ve müdürle tokalaşıyor,sertifikasını alıp yerine geçiyor.Bizimki de çok güzeldi,bir annenin hissettiği en güzel anlardan biri.
Adil'in gunes yuzlu ogretmeni
.Adil'in sevincten agzi yirtilicak annesi:)
Herkes aynı olsun istemiyorlar Adil'in okulunda.Herkes tek kalıba girsin de istenmiyor.Herkes olduğu,sevdiği şey de en güzeli olsun isteniyor.Bu eğitim sistemi onu öngörüyor.Şunlardan pekiyi alanlara ödül denmiyor mesela..Çalışkanlar ve tembeller kümesi yok matematikteki başarına göre.Notların sesli açıklanmıyor,yazılı sonuçlarını sen ve ailenden başka kimse bilemiyor.Özelini öğretmenin bir başka veliyle asla paylaşamıyor,bunu hukuk kuralları engelliyor.Herkes ve herşey aynı olmalı kaygıları yok.Hem de hiçbir alanda yok.Mesela kora yapılıyor,o gün için herkesin en güzel elbisesini giymesini istiyorlar sadece.Bir renk,model seçimi de yok!Baskı yok,stres yok,kısıtlama yok!Neysen O'sun var, aynisi olmamiz lazimcilik yok!Ama bunların hepsi,şansına iyi bir öğretmen ve okul düşerse var..Değilse...
3/08/2013
Adil ve Ben-2
Adil'in bahar dönemi için veli toplantısı vardı.15 dakikalık görüşme için işlerimizi haftalar öncesinden ayarladık eşimle.Annem de burda olduğundan çocuklara kim bakıcak diye telaş etmeden eşimle yürüyerek Adil'in okuluna gittik.
Adil'in gülerken yüzü parlayan neşeli ve pek zeki öğretmeni bizi karşıladı.Artık okuduğum kitapların etkisi mi ne bilmiyorum,böyle giydiği kot pantolan,çizmeleri,üzerindeki hafis salas kazağı felan hepsi gözüme efsevi bir güzellik kattı :)
Anlatmaya başlayınca,şaşkınlıktan not almayı unuttum başlarda.Sanki Adil'i değil beni anlatıyor,böyle bir analiz uzmanına falan gitmişim bana beni anlatıyor..
*Adil genel olarak derslerinde bu dönem çok güzel bir ilerleme göstermiş.Matematiği ve okuması-daha doğrusu okuduğunu anlatabilip,yorumlaması- ilerlemiş.
Adil'in öğrenme şekli sosyalleşerek olduğu için bu dönem,okunan kitabı dinlemezse,konuşma kısmında aktif olamayacağını iyce farkettiğinden,çok dikkatli dinliyor ve aktif katılım gösteriyormuş.
Grup çalışmalarında başarılı.ve lider karakterli.İyi bir liderin nasıl olucağına dair kitaplar okuyabilirsiniz dedi.Aklıma ilk "president" geliyor dedi,ama başka örneklerde olabilir dedi.Mesela liderlikte de,gurup çalışmalarında da öğrenmesi gerekir ki;herkesin başka bir yolu olabilir dedi.Mesela dedi,onun gördüğü yolu,çözümü arkadaşları göremeyipte kaybedince ,çok zorlanıyor dedi.Öfkesine gayet hakim,ama sorunu nasıl çözüceğini öğretmemiz lazım dedi.(Bu kısımda tamamen kendimi gördüm.Şimdilerde Adil'le "who was Steve job"? kitabını okuyoruz.Kitap gayet kibar anlatsada nasıl başarılı olsada huysuzluğundan ve geçimsizliğinden bahsediyor Job'in.Bende kitabı okurken,bu noktaların üstünde durup,biraz verip veriştiriyorum Job'a:))
*Küçük yas grubu çocuklarına çok iyi davranıyor dedi.Mühetemlen evde kardeşi olduğundan da olabilir dedi.Bana da sorsalar Adil'in en çok hangi huyunu seviyorsun diye,abiliğini 1.sıraya koyarım.
*Mesela dedi,Adil sınavda 5 soruyu kaçırsa üzülmez,ama 5 arkadaşıyla arası bozulsa üzüntüsünden duramaz dedi:))Doğru!
*He motivated by people
*He likes challenging
*He create a game,and really good at it!
*Sorunlara sadece bir değil,bir kaç çözümle gelmesini isteyin dedi.Ben öğrencilere bir sorun olduğunda nasıl çözüm düşündüklerini soruyorum,ise yaramadığını söyleyince ,başka neler olabilir diye üsteliyorum dedi.
Genel olarak iyi güzel,dersleride iyi,arkadaşlarıyla da arası iyi,mutlu bir çocuk dedi.Son gösterdiği "gayret"ten dolayı ödüllendirin ve bunu açık açık ifade edin dedi.Fazlasıyla haketti dedi.
Sevindik,çıkarken yine kendimizi yiye yiye geldik eşimle.niye kızıyoruz,niye üstüne gidiyoruz diye....
Adil ve ben -1 icin buraya bakabilirsiniz
2/19/2013
Yoksan da olur,
Yüzde ısrar etme, doksan da olur /İnsan dediğinde, noksan da olur / Sakın büyüklenme, elde neler var / Bir ben varım deme, yoksan da olur!.
Mevlana
Devami icin,buraya
Mevlana
Devami icin,buraya
2/18/2013
8+4
Adil 8 oldu,Azra 4.Parkta okuldan arkadaslari ve yasiti Turk arkadaslari ve aileleriyle parkta toplandik.Buralarin deyimiyle cok "diverse"bir grup olduk.
Cok yoruldum(kolay kolay yoruldum da demem)Cok istedi bu sene Adil,daha onceki seneler boyle farkina varmiyordu sanirim.Ilk defa bir Subat ayinda havalarin guzel olabildigi bir memlekette olunca ,disarida hakikaten cocuklarin cok eglendigi,annelerin rahat bir nefes alabildigi guzel bir gun gecirdik.
2/11/2013
Dünyanın Derdi,
Dünyanın dertleri herkese göre değişiyor.Bazısı evinin kirini pasını dert görüyor,temizliyince rahatlıyor,arınıyor.Bazısı evladını,bazısı evlatsızlığını ,bazısı parayı dert görüyor.Şu borçlardan bir kurtulsa aslında dünya çok da güzel olabilir diyor!Bazısı bir çocuğu olduğunda dünya başka bir hal alicak,bazısı ise evladının çarpım tablosunu aylarca ezberletebilmenin yolları peşinde koşturuyor,olunca herşey biticek sanıyor..Ama asıl acı olan,herkese göre en büyük dert kişinin kendisine ait!
Hafta sonu dinlediğim konferasta çok güzel notlar aldım.Üniversitede doktora yapan bir araştırma görevlisi öyle güzel izah etti ki çocuk eğitimiyle ilgili eksiklerimizi,tedavi yollarını tamam dedim,bunları yaparsam herşey yoluna girebilir aslında.
Yine cuma günü iş yerinde çalışma saatleri ve ödemeleri ile ilgili bir sürü sıkıntı vericek şeyler oldu.Hafta sonu sıkıldım,hesapladım kitapladım,bunaldım.
Pazar gecesi hem konferasın yükü,hem para hesaplamaları mahvetti beni.Gece 2 de uyandım,döne döne uyuyamadım.Sabah 5'te iş için kalktım,üzerimde çılgınca bir ağırlık!
Sabah işe gittiğimde bir öğrendim,benim 4 yasındaki öğrencim hafta sonu vefaat etmiş.Üzülmek doğru kelime olamadı hislerime,böyle bir boşluk,manasızlık..
2/03/2013
Interview
Geçen hafta başvurduğum işlerden birinin görüşmesine gittim.İşin adı Title 1 Tutor.Yaşadığım şehrin genel müdürlüğünden.Saat ücreti çok güzeldi.Iş başvurusunu yaparken ekstra sorular vardı,eşimin yardımıyla böyle havalı cümleler yazdık!Çok havalı yazdık sanırım,o hafta görüşmeye çağırdılar.
Tabi öyle yazdığın gibi kadar havalı konuşamayınca havan sönüyor malesef :).Türkçe bile iş görüşmeleri zordur,ama birde ikinci dilde hayal edin!Dil olarak kendimi ifade edebildiysem de bu sefer farkettimki kültürden gelen bişey var.Böyle çok abartamıyorsun kendini.!Abartmayı bırak,anlatamadim bile yeteri kadar.
Burda devlete bağlı kurumlar çok profesyonel iş yapıyor,yani şöyle diyim,kişinin insafına bıraktırtmıyorlar sonucu.Görüşmede bir kişi karşılıyor sizi,görüşme odasına götürüyor.Genelde iki kişi oluyor.Bu işimin açıklaması şuydu:okulda düşük performanslı öğrencilere akademik ekstra destek sağlıycak kişi.Bu öğrenciler koruyucu ailelerde kalıyor olabilir,hatta çocuk hapishanesinde bile olabilir.Aslında işi çok istedim,çok da iyi yapabilceğimi düşünüyordum.Hakkaten çok iyi motive edebilir,uğraşabilir,merhamet edebilirdim.Akademik olarak zaten bir problem yaşıycağımı düşünmüyordum.
Görüşme odasında yine pırıl pırıl bakımlı,güler yüzlü iki hanım vardı.4 soru sorucaz 20 dakikamız var dedi.Soruları okuycaz ve sen söylerken not alacağımız için göz kontağı kuramayabiliriz seninle,şimdiden özür dileriz dedi.
Soru 1:Farklı öğrenci gruplarına akademik olarak yardımcı olman gerekiyor?Deneyimlerinden bahsedermisin?
Kimya öğretmeniyim diye başladım.Türkiyede lisede çalıştığımı,burda ise hem gönüllü,hemde iş olarak farklı yaş gruplarıyla çalıştığımı,bu konuda kendime güvendiğimi felan söyleyebildim.(Sonra pişman oldum,keşke daha çok konuşsaydım bu bölümde,daha çok anlatsaydım diye)
Soru 2:Muhatap olucağın çocuklar davranış olarak bozuk olabilirler.Nasıl başa çıkmayı düşünüyorsun(ingilizceden türkçeye çevirince tuhaf geliyor cümleler:))?
Ben de burda Salt Lake 'de üniversteden bu konuda ders aldığımı,iyi bir öğretmenim olduğumu,davranış bozukluklarını ve nasıl çözülmesi gerektiğini iyi öğrendiğimi falan söyledim(yine pişman oldum,keşke spesifik örnek verseydim.Şu bozukluk için böyle şöyle diye.yada kreşteki öğrencilerimden örnekler verseydim.böyleydi,2 ay sonra şu çalışmalarım üzerine böyle oldu gibi)
Soru3:Sorumlu supervisor'in sana birşeyi değiştirmen/duzeltmen gerektiğini söylese nasıl hissederdin dedi?
Bende "comfortable" diyebildim!Ayrıntılarını sorar,üzerinde çalışırdım dedim.Cevap kısa gelmiş olucak ki,yaşadığın bir örneği verebilir misin dedi?negatif bir örneğim yok bu konuda dedim.ama son isimde,yaptığım işi çok beğenince müdürüm bana yeni işler verdi diyebildim,ve bana sıklıkla pozitif feedback verirdi dedim.
Son soruyu hatırlayamadım,tabi bunlar 20 dakikadan az sürdü.Eklemek istediğin bişey varmı dediler,seni değerlendirirken düşünmemizi istediğin?bunu sorunca anladım iyi olmadığını.Son atışını yap dediler bana kısaca.Yapamadım bende.Sadece hayatımın bir döneminde lisedeyken zorlandığımı,beni motive eden bir matemetik öğretmenim sayesinde şimdiki yerime geldiğimi söyledim.O yüzden zorluk çekenlerle bir zamanlar aynı yerde olduğumdan,onları anladığımı,çok iyi yardımcı olabilceğimi söyledim!
Teşekkür ettiler,bitti.Kapıya kadar yürüdü benle,uğurladı.
Nasıl geçerse geçsin,kendini kötü hissetmeni istemiyorlar.
Ertesi hafta cevap geldi,thank you for your time diye.
Hayırlısı,belkide iş olsa yapamıycaktım.En doğrusunu Rabbim bilir.
Hiç üzülmedim,bu da güzel bir tecrübe oldu bana.
2/01/2013
Küpeli Çiçeği
Kısa kısa herşeyden bahsedesim var.Çok içimden cümleler kurmaya başladığımda yazma vaktinin geçtiğini anlıyorum.
*İş yerinde Ocak ayının başında eğitim vardı.Eğitim bakanlığından görevli hanım geldi,sunum yaptı.Amaç:soferleri çocukların bozuk davranışlarının sebepleri ve çözümleri konusunda bilgilendirmek.Şaka gibi geliyor kulağa ama böyle.Bu ülkede herkes eğitiliyor.Hemde büyük bir itina ve düzen ile bence.Böyle yerlede ve hatta hayatın bir çok dalında dinlediğim herşey beni çocuk eğitimi kısmına yönlendiriyor.Dinlediklerimi ve okuduklarımı hep öyle alğılıyorum.Mesela Çağan Şekercioğlu'nun hayatını dinlerken,annesiyle ilgili bölümde kendi anneliğimi sorguluyorken buluyorum kendimi.Mesela bende Harvard'ı kazanmış oğlumu,yinede ne olur ne olmaz diye üniversite sınavına sokmak ister miydim?Oğlumda bana inat sütçü imam üniverstesi/tarım bölümünü ilk tercihine yazar mıydı gibi?
Eğitim'den aklımda kalan birkaç şey;
*Hiç bir zaman sözlü tartışmaya girme(fiziksel tartışmanın adı bile geçemez zaten).Ne söylersen söyle,son sözü söyleyen karşıdaki çocuk olucak,o yüzden sus!
*Belli hastalıkları olan çocuklara yardım etme şekilleri anlatılırken,dikkat bozukluğu olan çocuğun sürekli eşyalarını,montunu.öğle yemeğini unutabiliceğini,küçük hatırlatmaların yolculuğu daha kolay hale getirceğini anlatıverdi.Mesela :günaydın!Çantan,beslenmen,yanında.Süper gidebiliriz!gibi dedi.Öndeki bir bayan,bu bizim işimiz değil,annelerin işi deyince,Elbette dedi ve ekledi"ben sadece sizin kendi işinizi kolaylaştırıcak çözümleri sunuyorum.yoksa yolun ortasında eve geri dönelim,yemeğimi unuttum,yada okula geri dönelim çantamı unuttum sözleriyle yol çok sıkıntılı geçebilir dedi.Amacımız güvenli ve mutlu bir yolculukla çocukları okula ulaştırmak dedi.Mutlunun üzerinde de bolca durdu.
*Mustafa Kutlu'nun uzun hikayesini okumuştum yıllar önce üniverstede.Hatta şurda yazmışlığım var,küpeli çiçeklere olan sevgimi.Bugün stresli günü nasıl yenerim sorumun en güzeli cevabı kitabın filmini izlemek oldu.Aşk,aşk diye bağırıp yargara koparanlar izlesin önce.Sonra..,
*Hayatta hep üstlendiğimiz bir rol var.Biz belirliyoruz yönetmenin aksine.Biz karar veriyoruz iyiyi mi kötüyü mü oynaycağımıza.Benim rollerimde hep,niyeyse zayıfın yanında olmalı,durmalı olan bir "güçlü olması gereken"karakter rolü var.Ben seçiyorumdur elbet,kimseyi suçlayacak değilim.Ama bazen ,bazen istemiyorum aynı rolü!Aynı karakteri.Bende biraz dürtüklenen olmak,dürtükleyen olmak istemiyorum..
*Birde cesur bir itiraf yapayım mı bu karışık yazının sonuna?Böyle eskiden -çok değil! son 8 senedir-,izlediğim/dinlediğim/tanık olduğum/sadece uzaktan duyduğum insan öykülerinden sonra ağlardım.Kendi başarısızlığıma ağlardım!İşin ucundan tutamayışıma,tutturulamıysima,vizeme,vizesizliğime ağlardım.Herseye aglardim.Hep degil ama aglayinca tam aglardim.Özellikle böyle uzun yollarda ağlardım.Herhalde ortamdan uzaklaşıp,dışardan iyce kendimi görebildiğim için?Bu ağlamalar böyle haset,kıskançlık gibi hiç değil,hep kendimi yerişlerle dolu olurdu.Hep kendime kızgın,hep kendime öfkeli olurdu.Uzun yolu ve yolcuğu severim desem de hep sonu ağlamalı olucağını bilirdim..
Geçen hafta LasVegas'a gittik,1 günlüğüne.Akraba ziyareti deyin siz.Kan bağı olmayan akraba ziyareti.Bu sefer dönüş yolunda ağlamadığımı farkettik!
Sabah işe giderken ne çok şükür dediğimi kimse bilmez!Gece uyanıp sağımdan soluma dönerken bile dediğimi ben diyim,siz anlayın!
1/22/2013
Eksi 10*
Artık Losangelas'ta yaşıyoruz diye değil,ancak yeni tadına vardım diye sizinle paylaşıyorum.Eksi 10 programı her hafta Cumartesi günü Türkiye saatiyle 13:20’de TRT Haber’de yayınlanıyor.Burası da sayfanin web sitesi,eski bölümleri izlemek için.
Ben artık kendimi Utah'lı da saydığımdan şu ve su bölüm daha da özel.Kars'la ilgili planlarını dinleyince,sevdiğim işi yaparak en özgür benim demesiyle,sanki kendi ailemden birinin başarısına duyabilceğim kadar büyük bir gurur duydum.Annesinin Harvard'a gidişine ağlamasını bile anlayabildim.Ama en güzel şey benim için,burda yaşayanlar bilir,Amerika'nın bütün iyi yanlarını görüp,önce Turkiye'de niye böyle değil diye dertleniriz,her bir araya gelişlerde mizildanır dururuz,niye niye diye?Çağan Şekercioğlu ise eşimin tabiriyle,karanlığa küfretmek yerine ışık yakmış :)
İzliycek güzel bişeyler aranıyorsanız,bence -10 iyi bir seçim!
*İsminin -10 olmasının sebebi de Losangelas'la Türkiye arasındaki saat farkının 10 saat geri olması!
1/10/2013
Good to see you,
İşe tam 12.12.12 de başladım,isteyerek olmadı,11'inde başlamam gerekirken bir gün geciktirdiler,benim için de gülümseticek bir anı oldu.
Yılbaşından önce,işteki arkadaşlara yılbaşı hediyeleri hazırladım. Christmas hediyeleri aslında.Bonie'ye paket hazırladım gönderdim postayla.Bonie'de bize para göndermiş:)Çocuklarına da öyle yaparmış,son 3 senedir bize de hediye olarak para veriyor:)Bu yıl zam yaptı 60$ göndermiş:)Sonra iş yerindeki arkadaşlar için çeyiz sandığımı-yani kutumu-döktüm.Patikler,yazmalar ve havlulardan paketler yaptım.İçlerine buranın adeti olduğu üzre kartlar yazıp imzaladım.Aşağıdaki yeni komşum baya bir şaşırdı, hatta bence anlam veremedi:)İş yerindeki arkadaşlarım da çok şaşırdı.Birlikte yolculuk yaptığım şoför ona hediye ettiğim patikleri o kadar çok sevdiki,bütün kampüse gösterdi patiklerini büyük bir heycanla.Bunlar çok güzel,asla kıyıp giyemem dedi.Ertesi günü de bana kendi diktiği yumuşacık bir battaniye hediye etti.İş yerinin christmis partisine katılamadım ama ,tatlı olarak şekerpare yapıp götürüp bıraktım,Türk tatlısı diye de üzerine bir not iliştiriverdim:)
Yılbaşından önce iş yerindeki benim departmanımdan sorumlu bayan,saatlerimi tam tamamlayamadığım için değişik çalışmalara girmişti.Günde 3.5 saat çalışmak için imzaladık ama ben 3 saat çalışabiliyorum,kalan yarım saatte ofiste dosyalarla ilgili iş bakıçaktı,yeni dönemde söyledi ki olmuyor.Bu hafta yeni bir teklifi oldu bana,öğrencileri götürdüğümüz okulda haftanın bir günü gidip kalan saatlerimi onların sınıfında tamamlamayı.Onlarla vakit geçirip daha yakından tanımayı.Tamam dedim,ama sonra bir sürü hesabın peşine dustum tabi.Oraya ekstra araba kullancam,benzin odiycem,kızım için ekstra bakıcı parası ödemem gerekcek vs..Onların derdiyle akşam epey bir mizildandım,bunlar hesapta yoktu,boyle yapmlaari yasal degil aslinda falan filan diye...Ömer'de halime şükretmemi,olduğu şekliyle kabul etmem gerektiğini salık verdi bana,tamam deyip sakinledim.
O gece rüyamda çok güzel bir yemek yenilen yerdeyiz.Masalarda inanılmaz tatilar var ve hepsi bedava.Çok lezzetli,dondurmalı,çikolata ve çok kaliteli tatlılar.Birde fıstıklı kadayıf var ama o satılıyormuş,sadece yarım dilim alabilirim diye kestirip yarım dilimin parasını ödemeye çalışıyorum,ben onla uğraşırken bir bakıyorum diğer bedava ve güzel tatlıları kaldırmışlar,bitmiş!Ne rüya yorumlamayı bilirim,ne de bu rüya için tabir baktım,ama benim için anlamı çok açık bir rüya oldu aslında!
Hayat devam ediyor,son günlerde en büyük güzelliğin olduğun yeri,durumu,şartları yadırgamadan,eleştirmeden sevmenin büyük ama çok büyük bir zenginlik olduğunu anladım.
Benim bu işi sevmem için bir dolu sebep var,ama son günlerde en güzel sebeplerden biri,daha sadece 10 gündür her sabah otobüse bindiğinde "good to see you this morning"*dediğim bir çocuğun**,önceleri sadece omuzuma vurup geçerken cevap olarak,bugün nerdeyse kucaklıycak gibi beni,"good to see you too" demesi en güzellerinden sadece bir tanesi.
*Bu sabah seni gormek ne guzel!
**Ogrencinin bunu demesi adi konulmus hastaligina gore oldukca ama oldukca guzel bisey!Ozel bilgi olucagindan ne cocugun yasini,ne de hastaligini paylasamiyorum.
Kisa Kisa
Adil satrancta guzel guzel ilerliyor.Okul sonrasi klupte satranca ikinci dereceyi aldi.Birinci olucagina emindi,ikincilik olunca sasirdi baya,ama yinede mutlu oldu.
Adil'de tatilde birlikte zaman gecirdik,ve cok daha iyi gordum butun kirik dokuk yanlarim oglumda da var.Bu bende oldugu icin de mi,yoksa ben farkina variyorum ondan mi bilmiyorum ama kendi zayifliginiz ve basaramadiklariniz asla cocuklarimiza bulassin istemiyoruz..
Azra'da nasil bir hizla buyuyor,yakalayamiyoruz.Bu yeni eyalet en cok Azra;ya yaradi.Ilk yakin kiz arkadasi burda oldu.Buyunce komsu olup,anne olucaz hayalleri kuruyor,ayni elbiseleri giyip oynuyor ve oynuyorlar..
12/17/2012
Bugun yeniden
Bugun sabah yeniden ilk bindigim otobusle yolculuk yaptim..
Artik bana biseyler icin sizlanan dostlarimi ve yine tabiki oncelikle kendimi pek hos goremiyorum bu aralar sizlanmalardan oturu..
Artik bana biseyler icin sizlanan dostlarimi ve yine tabiki oncelikle kendimi pek hos goremiyorum bu aralar sizlanmalardan oturu..
12/13/2012
Independent Facilitator
Ben is mulakatlarini yazayim dedikten bir gun sonra,basvurdugum islerden biri sizi kabul ettik,sizde hala isle ilgileniyor musunuz diye telefon etti.Bu isin bence asil mulakat kismini anlatmaliydim.Ben bir dolu ise basvuruyorum.Sadece egitmen/ogretmen islerinin oldugu ve sadece bulundugum eyalet icin bir web sitesi uzerinden.Bu islerden birinden Independent Facilitator olarak basvurmussunuz,mulakata su tarihte gelin diye telefon geldi.Mulakata gittigim gun tam olarak acaba basvurdugum islerden hangisiydi bilmiyordum.Mulakata girdim,iki bayan hosgeldiniz,tesekkur ederiz,size 6 soru sorucaz,onlari not edicez,sonrada sizin sorulariniz varsa onlari konusucaz dedi.Soru 1:cocuklar otobuste hareket halindeyken onlarin problemlerini halledicek eski deneyimlerinizden bahseder misiniz dedi.Eyvah dedim,ayvayi yedim,school bus-okul otobusu- icin sofor pozisyonuna mi basvurdum ben yahu dedim icimden,halbuki yillar once basit bir kaza gecirdikten sonra araba kullanmayi hic sevmez ve pek korkar oldum,bilen bilir kac besemele getire getire giderim yollarda:)))hic hiz yapamam vs..Hemen kendimi topladim,motive ettim olsun Hulya onuda yapabilirsin dedim:)))ve basladim anlatmaya,son calistigim kreste ogleden sonra ilkokul cocuklarini kucuk ven ile okuldan aldigimizi falan anlattim.Ikinci soruda otobusu kullanmadigimi,sadece yardimci olucagimi kestirdim:)) ve rahatladim,ondan sonra sorulara cok daha guzel cevaplar verdim.Cumaya arariz sizi demislerdi,uzerinden 3 hafta gecti oyle aradilar,iyki aradilar,hizlica islemlerimi hallettim,almam gereken sertifikalari,belgeleri tamamladim ve Carsamba gunu ise basladim.
Isim district'e bagli(milli egitim bakanligimi demeliyim,devlet memurumu oldum demeliyim bilemedim Turkce halini),ve okul takvimiyle calisma tarihlerim ayni.Yapicagim is ise;ozel egitime tabi olan cocuklarin sabah okula gitmek icin bindigi otobuste asistanlik yapmak,yani cocuklar guvenli mi onu gozlemliycem,hepsi bu!Iki gundur bindigim otobuste 3 cocuk var toplamda,yarin degisik bir route ile yolculuk yapicam,bakalim orda nasil olucak?
Isin en zor aslinda da guzel yani sabah 6'da is basi yapiyorum,ve 9'da isim bitiyor.Sabah gitmek icin bir yarim saat otoyoldan araba kullaniyorum.Sabah otobus garajina gidiyorum.Cok renkli is arkadaslarim var ve hepsi benle tanismak icin can atiyor:)Ilk gun ilk otobus seferinden sonra,benim patronum etrafi gosterdi,isler nasil isliyor onlari anlatti,etraftaki soferlerle beni tanistirdi:))
Cok mutluyum,kimselerin anlayamayacagi kadar mutlu!Bunu anca burda yasayip,bu isi almayi becerenler bilebilir!Ise basvurma,mulakata girebilme adimini atabilenler..
Gecen sefer kreste yasadiklarimi yazmadigima cok pisman oldum,bu sefer unutmadan hep yazasim var,bakalim kismet..
Isim district'e bagli(milli egitim bakanligimi demeliyim,devlet memurumu oldum demeliyim bilemedim Turkce halini),ve okul takvimiyle calisma tarihlerim ayni.Yapicagim is ise;ozel egitime tabi olan cocuklarin sabah okula gitmek icin bindigi otobuste asistanlik yapmak,yani cocuklar guvenli mi onu gozlemliycem,hepsi bu!Iki gundur bindigim otobuste 3 cocuk var toplamda,yarin degisik bir route ile yolculuk yapicam,bakalim orda nasil olucak?
Isin en zor aslinda da guzel yani sabah 6'da is basi yapiyorum,ve 9'da isim bitiyor.Sabah gitmek icin bir yarim saat otoyoldan araba kullaniyorum.Sabah otobus garajina gidiyorum.Cok renkli is arkadaslarim var ve hepsi benle tanismak icin can atiyor:)Ilk gun ilk otobus seferinden sonra,benim patronum etrafi gosterdi,isler nasil isliyor onlari anlatti,etraftaki soferlerle beni tanistirdi:))
Cok mutluyum,kimselerin anlayamayacagi kadar mutlu!Bunu anca burda yasayip,bu isi almayi becerenler bilebilir!Ise basvurma,mulakata girebilme adimini atabilenler..
Gecen sefer kreste yasadiklarimi yazmadigima cok pisman oldum,bu sefer unutmadan hep yazasim var,bakalim kismet..
12/03/2012
Very Social Kid
Bugun Adil'in ogretmeniyle gorusmem vardi.Bir gun gorusmek istedigimizi soyledik mail yoluyla,pazartesi okul cikisina randevu verdi,Azra'yla birlikte gittik.Ogretmeni toplantinin bir kisminda Adil'inde bize katilmasi gerektigini soylemisti mailde.Adil santranc klubune gitti okul sonrasi,bende sorucaklarimi kagida yazdim.
*Ogleden sonra gunesde vuruyordu Adil'in sinifina,ogretmenin gulen yuzu,yesil gozleri,hafif yaslanmis bile olsa bembeyaz teni ve disleri isil isil parliyordu,ilk defa birine bakinca icim isindi kavramini kavradim-yas 32!-
*Okumaya karsi ilgisi cok az dedim,odevlerini kendi basina yapiyor,ama okumayi kendi basina yapmak istemiyor dedim.Cunku cok sosyal bir cocuk,onda da aktif olmak istiyor.Okurken konusmak,paylasmak,yorum yapmak istiyor dedi.Bende kendim okumayi seven bir cocuk degildim dedi.Bazilari konusarak gozlem yaparak da cok ogreniyor dedi.Adil'de boyle olucak sanirim,ama bu degil ki okumayi birakcak.Neyi okumasi gerektigini konusalim Adil'le ve nasil okumasi gerektigi dedi.Belki kimse ona bunlardan bahsetmedi dedi.?Dogru!
*Dikkati daginik mi dedim?hayir,gayet dikkatli dedi.(pimpirikliyim illa sormam lazim!ADHD gibi seyler var midir Adil'de dedim,hayir hayir dedi)
*Okula ait sinavlari,bu eyaletin standartlarini,bazi ozel testleri falan da sordum,butun bunlari nerden biliyorsunuz dedi..Sasirdi.sevineyim mi uzeleyim mi bilemedim:)Bende California icin ogretmenlik sertifikasi uzerinde ugrasiyorum dedim...good luck dedi;)
*Sonra Adil'i cagirdi iceriye,bir kagida yuvarlak cizip icine reading yazdi,sana neler hatirlatiyor bu kelime,yuvarlagin icine neler yazalim sence dedi.Adil okumak bazen eglenceli,bazen SIKICI dedi.yazdi yuvarlagin icine.Sorumluluk dedi,guzel dedi yazdirdi yuvarlaga.Hangi kitaplar eglenceli hangileri degil dedi,bunun uzerine konustular.Ogretmeni anlatti Adil'e okurken hizli okumasini degil,cunku Adil;in gayet hizli,zor kelimeleri bile guzelce telaffuz edebildigini ama artik 1.sinifin aksine bu sinifta okudugunu anlamanin onemini anlatti,kitap okurken bir kagidi 4'e katlayarak bir kitap ayiraci seklinde kullanabilcegini,ve oraya1-ne dusungunu?2-neye sasirdigini?3-neyi merak ettigini yazabilcegini soyledi.Adil hemen bunu size getirmem gerekiyor mu dedi?Benimle paylasmak istersen gormekten zevk duyarim dedi.Bunlari okurken bu kelimeler size cok abarti,yada tuhaf gelebilir ama ogretmenin agzindan oyle dogal ve uyumlu cikiyorduki inanamazsiniz..Resimli kitaplari mi daha cok seviyorsun diye sordu?Adil israrla chapter book-resimsiz kucuk hikayeler-okudugunu,artik 2.sinifa gittigi icin bunlari okudugunu soyledi(bunlarda benim eserim,artik bebek kitaplari okumamalisin oglum!)Evde kitaplari oldugunu soyledi,kutuphaneden bakip istedigini secip alabilcegini,hangisini begendigine karar verebilcegini anlatti.Bir cumle okuttu.okuttugu cumledeki zor bir kelimeyi nasilda guzel okuduguna dair hemen iltifat ediverdi,cumleden ne anladigini sordu,Adil cumleyi yeniden okudu.Ogretmeni anlamak icin yeniden okuyorsun,guzel bisey bu da dedi.Sonra cumleyi anlamak icin Adil,yazinin ustundeki haritaya bakmaya calisti cekinerek,ogretmeni yaziyi anlamak icin haritayi kullanmaya calisiyorsun bu da cok guzel dedi.Sonra anlatti yeniden,okudugu kitaplardaki resimler ona yardimci olabilir,eger bu tip kitaplari okumayi seviyorsan hep bunlara bakabilirsin dedi(elindekide sinifta ogrencilerin kullandigi ansiklobedi gibi biseydi)Sonra Adil'e yardimci olmak icin benimde,kendisininde hep yaninda oldugunu soylerek bitirdi.Daha aslinda baska seylerde soyledi,not almak istedim aslinda ama utandim.
Butun gun acayip stresliydim,uzuntuluydum.Klasik anne hallerim,niye daha iyi ilgilenemiyorum bu cocukla,emanetime tam sahip cikabiliyor muyum?biraz daha fazla sabir gosteremez miydim dun aksam kitap okurken?biraz daha sakin olamaz miydim markette kostururken?topunu alip ceza vermesem ne olurdu ?diye diye yedim kendimi dun geceden beri.Iyimi hissettim toplantidan sonra,hayir..Adil'in klubu bitene kadar soguk parkta ben oturdum,Azra oynadi.Adil hic yuzume bakarken annem isil isil parliyor,guluyor diyebilcek mi acaba diye hayiflandim,dua ettim,soz verdim,niyet ettim..
Herkes bir olmak zorunda degil.Sadece bir dogru,bir guzel,bir yol,bir karakter yok.O belirlenmis kaliba cocuklari tepistirmek kadar manasiz bisey yok,bunu kafana yerlestir Hulya!Dunyaya daha genis bak,ve gecip giden zamanara degil,yeni gelecek gunlere bak...
*Ogleden sonra gunesde vuruyordu Adil'in sinifina,ogretmenin gulen yuzu,yesil gozleri,hafif yaslanmis bile olsa bembeyaz teni ve disleri isil isil parliyordu,ilk defa birine bakinca icim isindi kavramini kavradim-yas 32!-
*Okumaya karsi ilgisi cok az dedim,odevlerini kendi basina yapiyor,ama okumayi kendi basina yapmak istemiyor dedim.Cunku cok sosyal bir cocuk,onda da aktif olmak istiyor.Okurken konusmak,paylasmak,yorum yapmak istiyor dedi.Bende kendim okumayi seven bir cocuk degildim dedi.Bazilari konusarak gozlem yaparak da cok ogreniyor dedi.Adil'de boyle olucak sanirim,ama bu degil ki okumayi birakcak.Neyi okumasi gerektigini konusalim Adil'le ve nasil okumasi gerektigi dedi.Belki kimse ona bunlardan bahsetmedi dedi.?Dogru!
*Dikkati daginik mi dedim?hayir,gayet dikkatli dedi.(pimpirikliyim illa sormam lazim!ADHD gibi seyler var midir Adil'de dedim,hayir hayir dedi)
*Okula ait sinavlari,bu eyaletin standartlarini,bazi ozel testleri falan da sordum,butun bunlari nerden biliyorsunuz dedi..Sasirdi.sevineyim mi uzeleyim mi bilemedim:)Bende California icin ogretmenlik sertifikasi uzerinde ugrasiyorum dedim...good luck dedi;)
*Sonra Adil'i cagirdi iceriye,bir kagida yuvarlak cizip icine reading yazdi,sana neler hatirlatiyor bu kelime,yuvarlagin icine neler yazalim sence dedi.Adil okumak bazen eglenceli,bazen SIKICI dedi.yazdi yuvarlagin icine.Sorumluluk dedi,guzel dedi yazdirdi yuvarlaga.Hangi kitaplar eglenceli hangileri degil dedi,bunun uzerine konustular.Ogretmeni anlatti Adil'e okurken hizli okumasini degil,cunku Adil;in gayet hizli,zor kelimeleri bile guzelce telaffuz edebildigini ama artik 1.sinifin aksine bu sinifta okudugunu anlamanin onemini anlatti,kitap okurken bir kagidi 4'e katlayarak bir kitap ayiraci seklinde kullanabilcegini,ve oraya1-ne dusungunu?2-neye sasirdigini?3-neyi merak ettigini yazabilcegini soyledi.Adil hemen bunu size getirmem gerekiyor mu dedi?Benimle paylasmak istersen gormekten zevk duyarim dedi.Bunlari okurken bu kelimeler size cok abarti,yada tuhaf gelebilir ama ogretmenin agzindan oyle dogal ve uyumlu cikiyorduki inanamazsiniz..Resimli kitaplari mi daha cok seviyorsun diye sordu?Adil israrla chapter book-resimsiz kucuk hikayeler-okudugunu,artik 2.sinifa gittigi icin bunlari okudugunu soyledi(bunlarda benim eserim,artik bebek kitaplari okumamalisin oglum!)Evde kitaplari oldugunu soyledi,kutuphaneden bakip istedigini secip alabilcegini,hangisini begendigine karar verebilcegini anlatti.Bir cumle okuttu.okuttugu cumledeki zor bir kelimeyi nasilda guzel okuduguna dair hemen iltifat ediverdi,cumleden ne anladigini sordu,Adil cumleyi yeniden okudu.Ogretmeni anlamak icin yeniden okuyorsun,guzel bisey bu da dedi.Sonra cumleyi anlamak icin Adil,yazinin ustundeki haritaya bakmaya calisti cekinerek,ogretmeni yaziyi anlamak icin haritayi kullanmaya calisiyorsun bu da cok guzel dedi.Sonra anlatti yeniden,okudugu kitaplardaki resimler ona yardimci olabilir,eger bu tip kitaplari okumayi seviyorsan hep bunlara bakabilirsin dedi(elindekide sinifta ogrencilerin kullandigi ansiklobedi gibi biseydi)Sonra Adil'e yardimci olmak icin benimde,kendisininde hep yaninda oldugunu soylerek bitirdi.Daha aslinda baska seylerde soyledi,not almak istedim aslinda ama utandim.
Butun gun acayip stresliydim,uzuntuluydum.Klasik anne hallerim,niye daha iyi ilgilenemiyorum bu cocukla,emanetime tam sahip cikabiliyor muyum?biraz daha fazla sabir gosteremez miydim dun aksam kitap okurken?biraz daha sakin olamaz miydim markette kostururken?topunu alip ceza vermesem ne olurdu ?diye diye yedim kendimi dun geceden beri.Iyimi hissettim toplantidan sonra,hayir..Adil'in klubu bitene kadar soguk parkta ben oturdum,Azra oynadi.Adil hic yuzume bakarken annem isil isil parliyor,guluyor diyebilcek mi acaba diye hayiflandim,dua ettim,soz verdim,niyet ettim..
Herkes bir olmak zorunda degil.Sadece bir dogru,bir guzel,bir yol,bir karakter yok.O belirlenmis kaliba cocuklari tepistirmek kadar manasiz bisey yok,bunu kafana yerlestir Hulya!Dunyaya daha genis bak,ve gecip giden zamanara degil,yeni gelecek gunlere bak...
11/27/2012
Is gorusmeleri
Gren Card'imiz geldiginden beri(Ekim 2011),basvurdugum isleri anlatmakla bitmez,ama hic degilse beni mulakata cagiran yerleri yazsaymisim.Cok hayiflandim,gecen gun dusundugumde.Yinede gec kalmis saymadim kendimi,tarih sirasina gore ,aklima gelenleri yazmaya niyet ettim.
Hayirli olsun,bana ve okuyan herkese:)
Hayirli olsun,bana ve okuyan herkese:)
11/20/2012
Ailemizin kaliteli aktive zamani:)
11/09/2012
Ruhumun garip gidasi
Ilk ne zaman nerde duydum,hatirlamiyorum.(Muhtemelen arabada radyoda?)Sonra sesi cok hosuma gitti,sonra sonra..
Esim hep soyleniyor,arabada cocuklarla guzel biseyler dinle diye:)Cogu zaman cocuk sarkilari dinliyorum,ama sanki araba kullanirken baska bisey yapamadigimdan,muzik dinlemek,cok iyi geliyor bana..Cunku bilen bilir,2 cocukla boyle yanliz ve sessiz elbette vaktin olmadigi gibi sadece is yaparken bir isi bile yanliz yapamiyorsun.Mesela,camasirlari makineye atarken,kizina yapicagi seyleri dikte ediyorsun,yemegin soganini kavuruken bir taraftan bulasik makinasini bosaltip,oglana sesleniyorsun,kitabini getir okuyalim diyorsun,olurda aksam film izlerken ya makinayi dolduruyorsun,yada camasirlari katliyorsun falan..
O yuzden arabada sahip oldugum kendimce de luks saydigim bu seyi cok seviyorum:)
*Esim gecenlerde bisey hediyesi olarak bana Adell'in cd sini almis,arabada dinleyip durayim diye herhalde:)) Cok sevindim.
11/06/2012
Adil ve ben
Adil ve ben.Bir elmanin iki yarisi gibi degil,benden,bir elmadan kopmus parcasi ,ceyregi,kosesi gibiyiz.Hislerimiz,tepkilerimiz hep ayni cekirdekten geldigini belli ediyor.Benim butun zaaflarim,zayif yanlarim,guclu yanlarim hepsi o elmanin ceyreginde.Ceyrek haliyle ama.
Eskiden cokca dertlendigim bu durum icin simdilerde aslinda hepside benim sucum degil,bazi seyler gercekten genetik diye teselli ediyorum kendimi..
Benim oglum buyudukce bana benzedi.Yuzu,gozu,eli,boyu,saci da benziyor,ama en cok huylari benziyor.Ve o yuzden onu en iyi ben anliyorum.Hemde cok iyi,hem de cok kalpten anliyorum.O yuzden hic bir asiriligina kizamiyorum.
Sabahlari hava aydinlanmadan kalkip cizgi film izlemesi,seker asirmasi,sokagi cilginca cok sevmesi gibi seyler benim cocuklugumda oldugu gibi,baskalarinin cocuklugunda da olmustur,Adil'de oluyor..Herkesin isine burnumu soktugum,olaylar beni rahatsiz ediyorsa mudahale edemeden duramadigim gibi,Adil'de 7 yasindaki halini yasiyor..
Hani ben bazen surda yaziyorum,kiziyorum kendime.Ama Adil'e kizamiyorum..Adil'in yuzu hic gulmeyen,nesesiz ogretmeni 1.siniftayken Adil'in sinifta ogretmen gibi davrandigini,herkesin her isi dogru yapabiliyor mu diye etrafta dolandigindan sikayet etmisti.Ben o zaman "e tabi bende oyleyim"diyemiycegimden "that used to my problem too"diye soylemistim ogretmenine..Adil'i ben anlayabilirdim,ama herkes degil elbet...
Ismi gibi oglum,kendi boyuna bakmadan adalet ister her yerde,sanarki adaleti sagliycak kendisi.Saglayamadigi yerde,uzulur,hemen aglar..Aglar ve hemen uyur.Uyuyunca gecer sanar..
Adil benim elbette daha iyi bir versiyonum.Ama sebebi benim daha iyi bir anne olmam degil,-keske annemin yarisi kadar bile olabilsem-muhtemelen evimizin-yuvamizin mi demeliydim?- daha sicak bir atmosfer olmasi.Belki benim bu konuda daha talihli,sansli olmam..
Biliyorum oglum,seni en iyi ben bilmiyorum,ve artik bana benzedigin icin de hicmi hic uzulmuyorum...
Benim bu anlattiklarim senin guzelligini anlatmaya yetermi?Yetmez,sadece baslangic olur.Bu benim dogum gunu yazim olucakti,oldu da:)Iyki dogdum,dogdun..
Eskiden cokca dertlendigim bu durum icin simdilerde aslinda hepside benim sucum degil,bazi seyler gercekten genetik diye teselli ediyorum kendimi..
Benim oglum buyudukce bana benzedi.Yuzu,gozu,eli,boyu,saci da benziyor,ama en cok huylari benziyor.Ve o yuzden onu en iyi ben anliyorum.Hemde cok iyi,hem de cok kalpten anliyorum.O yuzden hic bir asiriligina kizamiyorum.
Sabahlari hava aydinlanmadan kalkip cizgi film izlemesi,seker asirmasi,sokagi cilginca cok sevmesi gibi seyler benim cocuklugumda oldugu gibi,baskalarinin cocuklugunda da olmustur,Adil'de oluyor..Herkesin isine burnumu soktugum,olaylar beni rahatsiz ediyorsa mudahale edemeden duramadigim gibi,Adil'de 7 yasindaki halini yasiyor..
Hani ben bazen surda yaziyorum,kiziyorum kendime.Ama Adil'e kizamiyorum..Adil'in yuzu hic gulmeyen,nesesiz ogretmeni 1.siniftayken Adil'in sinifta ogretmen gibi davrandigini,herkesin her isi dogru yapabiliyor mu diye etrafta dolandigindan sikayet etmisti.Ben o zaman "e tabi bende oyleyim"diyemiycegimden "that used to my problem too"diye soylemistim ogretmenine..Adil'i ben anlayabilirdim,ama herkes degil elbet...
Ismi gibi oglum,kendi boyuna bakmadan adalet ister her yerde,sanarki adaleti sagliycak kendisi.Saglayamadigi yerde,uzulur,hemen aglar..Aglar ve hemen uyur.Uyuyunca gecer sanar..
Adil benim elbette daha iyi bir versiyonum.Ama sebebi benim daha iyi bir anne olmam degil,-keske annemin yarisi kadar bile olabilsem-muhtemelen evimizin-yuvamizin mi demeliydim?- daha sicak bir atmosfer olmasi.Belki benim bu konuda daha talihli,sansli olmam..
Biliyorum oglum,seni en iyi ben bilmiyorum,ve artik bana benzedigin icin de hicmi hic uzulmuyorum...
Benim bu anlattiklarim senin guzelligini anlatmaya yetermi?Yetmez,sadece baslangic olur.Bu benim dogum gunu yazim olucakti,oldu da:)Iyki dogdum,dogdun..
10/31/2012
Sabah gunesi
Sabah,yollar,serinlik,radyoda calan muzik,bu ani kaydedeyimde ilerde ihtiyac halinde kullanirim demistim,iyki demisim:)Verdigim sinyalin sesi,arada navigasyonun seside eslik ediyor muzige:)
10/30/2012
Bakmali...
Bu haftaki calismam;bir liste cikarmak.Bakim gorum bakalim,nerde neler yok,neler var!Ama biseyler olmali,olmali,yapilmali,bakilmali.

resimin kaynagi icin tik
resimin kaynagi icin tik
Subscribe to:
Posts (Atom)







