7/19/2008

Tatil

Biz bu hafta cok ama cok mutlu bir sekilde Los Angelas'a arkadaslarimizin yanina gidiyoruz..

7/04/2008

Adil'in ruyasi


Havalar cok sicak,ne yapcagimizi sasiriyoz aksamlari sicaktan.Eline yatigini alan butun gece geziyor evin odalarinda.Dun gece asaga katta yatalim dedik daha serin olur diye,iki cami karsilikli acip pufur pufur esen camin onune yattik,Adil gece aniden uyanip pitir pitir konusmaya basladi,anne ruya gordum diye,ne gordun dedim,"ruyamda boyle merdivenlerden cikiyorum,cikiyorum merdivenin sonunda bir adam elinde boyle sopa gibi,supurge gibi bisey var,onunla popoma vuruyor dedi,"kapinin ustu kitlimi diye sordu sonra,sonra tamamen uykusu acildi,kaslarini catip anlatmaya basladi ruyasini tekrar tekrar..polisleri ara gelsin baksinlar adama dedi,sonra konusup anlattim sakinlensti.Bir saat sonra hepimiz geri uyuduk,sabah butun gun okulda aklina geldikce nasil vurdu adam popoma ya dedi durdu cocukcagiz..

Kucukken yegenlerime sorardim ne gordunuz ruyanizda diye,hep ayni seyi soylerlerdi kocamannn bir salon varmis,ben kosuyomus kosuyomusum diye:)Adil'e de konusmaya basladigindan beri hep sorarim ruyanda ne gordun diye,yooo hii falan deyip gecistiridi,ceryanin etkiseylemi bilmem cocugumun ilk ruyasi boyle oldu..

5/30/2008

Sebepsiz Mutluluklar..


Merhaba Hülya;

Yazmaya başladım ama tabii tereddütlerdeyim beni hatırlayacak mısın diye..Masamın üzerinde senin bana 18.12.2001 de attığın bir kart var.

Değerli Emine;

Sebepsiz mutlu olman dileğiyle..
Kartın anlatmak istediği aslında ne kadar net değil mi?

'Kişi yüreğiyle bakmasını bilmelidir'/Küçük Prens

Yeni yıl yeni mutluluklar...Dua isterim...

Bilmem hatırlar mısın bu kartı, beni...Sakarya da yaptığımız kısa ama verimli sohbetleri..Hatırlamaya çalıştığımız Teoman şarkılarını...

Sen belki farkında değildin ama o zaman bana ilaç gibi geliyordun bir nevi anti depresan...Sen fena halde enerji dolu neşeli ben de tam dipteydim..En son telefon görüşmemizde evlendiğini söylemiştin. Sonra bir gün anneni aradığımda ABD de olduğunu öğrendim. Annenden aldım telefonunu bir kaç kez aradım ama ulaşmak kısmet olmadı. Şimdi gecenin bir vakti eski mektupları karıştırırken ismini görünce içim pırrr etti. Şu ana kadar niye aratmadım ismini diye hayıflandım. Blogun çıktı karşıma...Akrep burcuydun 4 kız kardeştin baban yoktu. Hatırladığım bu ortak noktalarımız. Hoş ben hiç akrep olmayı kabul etmedim ya..Gün olarak akrep karakter olarak yay olsamda...

Şimdilik bu kadar insan birden ne yazacağını kestiremiyor. Heyecanladım...

Görüşmek üzere...

Seni bulmak ne güzel..

Emine
On 4/10/08,

5/28/2008

Telefon


Turkiyedeyken canim sikildiginda,moralim bozuk oldugunda,yada birileriyle bozusmussam cep telfonumu kapatirdim,soyle 18 yasimdayken 3-4 gun telefonumu kapattigimi bilirim:)simdi guluyorum ama o zamanlar oyleydi,zehir gibi gelirdi gunler,bogazimdan bisey bile gecmezdi.Telefon hayatimin buyuk parcasiydi.1998'de ilk telefonumu ablam hediye etti,628 ericson marka koskocaman biseydi,yurttaki ilk telefondu,muzik sesleriyle oynardik oda arkadasimla,kikirdiya kikirdiya.Telefonu evde unuttugum gun felaket gecerdi,islerim aksardi 2000lerde...Telefonum ve sarjim cantamin ayrilmaz ikilisiydi..Nisanliyken mesajlari,tuslara basmadan yazacak kabiliyet kazanmistim..

Bugun dusundum,bu ulkede cep telefonumun sarji hic bitmiyor,telefonumu evde unutunca esime ulassam yetiyor,telefonum hic kapali kalmiyor.Gecenlerde ruyamda Turkiyedekilere bagiriyordum,olsem burda belki bir ay sonra haberiniz olur,hic mi insan aramaz diye soyleniyordum...Bahaneler hepimizde bir bavul dolusu...Hafta ici sabah 8'den 6'ya kadar isteyim,saat farkindan aramak imkansiz,cuma gunleri calismadigim zamanlarda sansima kimi bulursam,internetin basina gecip siradan ariyorum arkadaslarimi,ablamlari...cikarsa mesaj,cikmazsa icimden mesaj gonderiyorum..

Kimseye sitem ettigimden degil de,bu aralara canim sikildikca elim telefona gidiyor,isimleri bastan ariyorum,o Turkiye'de tatilde,o simdi iste,onunla aramizda saat farki var,onun yeni bebegi var diye tek tek geciyorum sonra,sonra..

5/17/2008

komsu komsu

Persembe aksami aksam 10.30 civari gunlerdir sirtimda bir agri..Midem kotu..Persembe aksami uzandim koltuga internetten kurtlar vadisini izliyorum,kapi caldi.Korkak ben,kapiya bile inmeye cesaret edemeden who is this diye bagiriyorum ust kattan,-daisy diye cevap geldi.Iki ev yanimizda Adil'in arkadasi,8 yasinda kizcagiz,telasla actim kapiyi,kapinin ilersinde annesi,ingilizce konusamiyor,eliyle Bonie'nin garaj kapisini gosteriyor.Bonie garajinin kapisini kapatmayi unutmus,perdeleri acik,televizyon acik,kapiyi calmislar duymuyor,telefonu varmi sende diye bana soruyorlar,hemen telefonu aldim aradim Bonie'yi.acmiyor.Israrla caldiyorum ,yok...Aklima 5 saniyede besbin tane senaryo geliyor.Kizinin telefonuda var,ariyorum Sharlot'i,hemen ben cikiyorum,sen garajdan girip iceri bakar misin diyor?Uzerimde pijamalar,hemen garajdan giriyorum,kapiyi tikliyorm ses yok,kilitli degil kapi,aciyorum kedisi kosuyor kapiya hemen,kis kis diyorum..Telefonda kizi,iceri gireyim mi diyorum gir diyor,tabi korkuyorum,ciglik ciglik bagiriyorum kapidan bonie Bonie diye,duymuyordur belki diyerek..Isiklar acik,televizyon acik,ben bagirirken icerden yumusak sesiyle sakin sakin cikiyor Bonie,ooo honey diyerek,iyce gerildigimden aglamaya basliyip sariliyorum Bonieye..Cok korkuttun beni diyorum,meger kulagina taktigi duymasi icin ona yardimci olan aletini cikarip televizyon kulakligini takmis,o yuzden ne kapiyi ne de telefonu duymamis,garajida acik unutmus...Aslinda buyutulcek,korkulcak bisey olmamasina ragmen,yasli oldugundan aklima bin tane seyi anda getirebilme yetenegim oldugundan boyle telaslaniyorum..



Bugunde ben evde yokken,esime gelip beni ne kadar cok sevdigini falan anlatmis,bana da bir kutu kurabiye getirmis,uzerinede beni dusundugunuz onemsediginiz icin tesekkur ederim diye not yazmis..

Her ne kadar bir dolu sevdigimiz,sevenimiz olsada burda biz bonieyle birbirimizin hergun gorup konusabildigi,kapinin onunde iki cift guzel laf edip gulumseyebildigi iki tatli komsuyuz...

Bir kac sey..

Ben yazmayali basmizdan bir suru sey gecti..her hafta bir onceki haftayi dusunup te yazma isteyince de olanlar gozumde buyudu,boylece haftalar gecti..






Nisanin son haftasi Japon festavaline gittik,gezdik,gorduk...



Ertesi gunu cocuk muzesine gittik..Simdiye kadar muze kelimesinin animsattigi fikirlerden cok farkli olan bir mekana gittik..cocuklar icin dizayn edilmis 3 katli bir bina.

Kucuk alisveris sepetleriyle alisveris yapilan bir market,benzinci pomposi yanindaki kirmizi spor araba,mutfak,ev,insaat alani_ev insa etmek icin bloklar-,ciftlik,ciflikteki tavuklar,altindan cikan yumurtalar,gercek helikopter,legolar,kostumler ve daha bir suru guzel sey..



Hepsi cocuklar icin oyuncaktan,ama aslini kiskandiricasina gercek ve oynamasi keyifli..


<


Cocuk muzesinin ardindan sehrin merkezindeki alanda yerleden su fiskiriyor,muzik esliginde suyun hareketleri degisiyor,coluk cocuk ve gencler icinde oynuyor,herkes birbirini izleyip guluyor..








4/13/2008

Son haftalarin ozeti

Gecen haftalarda olanlar birikmeye baslayinca kisaca ozetlemeye karar verdim bugun..


iki hafta once Adil'in babaannesinin gonderdigi paketle senlendi evimiz.Adil'e direksiyon,anahtarlar,jelibonlar,cikolatar,bize de ciciler geldi..Cok ama cok sevindik.Icinde gelen sekerlemelerde bir iki attim agzima,rejime cok zarari olmadi diye de avuttum kendimi.Adil babaannesinin ordugu hirkalardan birini cok sevdi,ben bunu yarin okulda giycem diye kenara ayirdi.Ertesi sabah hirkayi giyerken anne bu babaannem gibi kokuyor dedi,gozlerim doldu..Okulda herkes ustunu giyinmis,kapida siraya girmislerdi disari cikmak icin,bir baktim Adil yarim yamalak bir ingilizceyle siradan butun cocuklara hirkasini koklatiyor,my grandma..smell it gibi seyler soyluyordu..

iki gun gecti,aksam eve ac kurt olarak gelen ben,kocaman bir paketle karsilastim,aksam yemegi icin kendime mantarli yumurta yaptim ve paketi actim,icinden binlece yiyecek cikti.Enistem bir is icin Amerikaya gelince,ablamda yine bana paket yapmis.Daha onceki senelerde de ablam hep bana yiycek kolisi gonderdi,hatta bu koli hikayesi benim ogrencilik yillarama dayanir.Adapazarinda ogrenciyken ablam bize paket yapardi,icine yiycekler,esantiyon kalemler defterler koyardi,ev arkadaslarimla bolusurduk.Paketi acinca cildirdim sevincten.Beyaz peynir,helvalar,zeytin,lavas ekmegi,gofretler cikolatalar...ilk aksam peynir zeytinle kandim,ikinci aksam cikolatalar,gofretler aklima dustu..Cikolatlari bir bir yemege basladim.Sabah minnacik bir kahvalti,oglen salata aksamda eve gelince gelsin gifretler,gitsin findiklar dedim,ve rejimi boylelikle askiya aldim.Bu hafta o yuzden her gun spor yaptim,kilo almadan ama vermeden de atlattim:)Cumartesi sabahi arkadaslari hemen kahvaltiya cagirdim,turk malzemeleri var kosun gelin diye:)




Bu pazarda sabah erkenden kalkip kostum,son kalan cikolayati da bitirip rahata erdim:)aslinda ivir zivir poseti Adil icin diye ozel not dusmus ablam ama resmen delirmis gibi davrandim.(bu bir yillik rejim hikayimi bir dahaki yaziya uzun uzun anlatayim)

Bugunde burda ki turk vakfinin duzenledigi piknige gittik,cok guzel,cok kalabalikti...Tipik cuval yarislari,ip cekme oyunu gibi oyunlar oynandi,arkada surekli muzikler,ebru gundes,serdar ortac falan.normalda hic sevmeyen ben bile mirildanirken buldum kendimi:)oyunlarin pesine baklavalar,katmerlerle mola verdik..Ahiskali turkler butun akrabalar kendi aralarinda onlerine yasli anne baba nninelerini koyarak pozlar verdiler..Son olarak bayraklarin onunde oyle topluca poz verildi, cok duygulandim,sevindim..

4/02/2008

You guys are so lucky!

Calismaya basladigimdan beri kendime daha az vakit ayirir oldum..Eskiden de ayirdigim vakitlerde dusunurdum zaten,simdi daha az vakit var,bir anlamda guzel aslinda..Uzun uzun dusunmek benim gibi kadinlara yaramiyor..

Eskiden yakinirdim zaman zaman,butun gun yemek ve temizlik yapmak bana gore degil,cok sikiliyorum derdim,simdi ev isini ve temizligi yine yapiyorum ama daha dar zaman dilimlerinde,uzerine bir de calisarak..Bazen oyle yorgun oluyorum ki aksam 8.30da uyumus kalmis oluyorum..Yine de guzel.

Her veliden cok olumlu yorumlar aliyorum,hatta bana ayrilip ozel bakmayi bile teklif edenler oldu-oluyor.Bunun hak olmadigini soyledim-yorum:)Kesfedilmis cevher gibi hissediyorum kendimi,sormayin hic:)Gecenlerde spring break(bahar tatili) nedeniyle 3 gun tatile cikmistik,ise geri dondugumde cocuklarin kucaklamasi tamam da velilerden iki kiside beni kucaklayinca saskinlikla sevindim:)Kendi kulturlerinden,dillerinden,dinlerinden apayri bir insan olsam da iliskilerimizin boyle olmasina cok seviniyor,masallah diyorum:)

Iste hergun yeni bir macera var,ama dedigim dar vakitler islerle gecince yazmaya vakit kalmiyor.ise yeni basladigimda bahsetmistim bu kofteleri bir cocugun nasil yedigini,gecen cuma annesiyle konusurken,annesi oglunun hic bir eti yemedigini,ne yaptilarsa basaramadiklarindan dertlendi.Sonra aklima geldi ki,ayni cocuk benim kofteleri hupur hupur yemisti:)Dun babaannesiyle uzun uzun konustuk,ona olayi oldugu gibi anlattim,kofteyi kendimin yaptigini,torununda cok ama cok sevdigini soyledim:)kadin baya sasirdi:)Sonra iste cocugun oldukca sik aciktigi soyledi,bende yeterli protein almadigi icin oldugunu soyledim,baklagilleri tavsiye ettim.Hatta kirmizi mercimegin cok yuksek proteni oldugunu ben ogluma da sevmedigi sebzeleri karistirip oyle corbalar yaptigimi anlattim,kadin ilgiyle dinledi beni,kirmizi mercimegi nerden bulabilcegini sordu,soyledim.Minnetle ayrilirken yanimdan,son olarak konserve kuru fasulye gondericegini yemesi konusunda tesvik etmemi istedigini soyledi:)tamam dedim,guldum.sonra bizim ve bizim cocuklarimizin ne kadar sansli olduklarini bir kere daha gordum.



Madem yazdim devam edim,aklima geldikce gulumsetiyor beni.Phoenix'teki bir abla'nin liseye giden oglu vardi,bir gun aksam vakti okuldan arkadasi eve ugramis,onlarda sofradalarmis.Iceri davet etmisler cocugu,sofraya buyur etmisler.Annesi yemek yermisin diye sorunca bizim Turk cocuk biraz mahcup "annneeee yemezler onlar" diye mirildanmis,sofrada dolma var,abla dolmadan koymus uzerinede sarimsakli yogurt dokup ikram etmis,cocuk yedikten sonra arkadasina donup "you guys are so lucky!"demis:)

Bende kadincagiza o kadar anlattiktan sonra hala konserve fasulye getiririm dedigini duyunca Adil'e anlattim yolda,anliyacagi dilde ne kadar sansli oldugumuzu:)

3/22/2008

Ergenlik Bunalimlarimin Umudu..


Ben universte 3. siniftayken,yani 2000 senesinde depremden dolayi universite gec baslamisti,onceki oturdugumuz ev yikilmisti,yeni ev bulmustuk sehrin merkezinden uzakta ama saglam ve guvenli..Iki katli bahceli bir evdi,her seye isim takan ben-biz, evin adini "smile" koymustum,o zamanlar uzerinde smile yazan el ele tutusmus iki cop adam resimli rozetimden etkilenerek..


O ev cok guzeldi,bir suru balkonu vardi,kocaman terasi.Keyifle balkonlari yikardim,acayip hosuma giderdi.Evin bahcesinde ev sahibi,kayinvalidesi,akrabalar falan oturuyodu.Bahcede koyunlar ,tavuklar vardi,yasli teyze bize koyun sutunden yapilmis yogut verirdi,mutfak balkonundan uzanarak,o zamanlar kokardi koyunun her seyi bana tabi hayatta yemezdim,simdi olsa..:)


Ciceklere merak salmistim,Melikey'le muhabbet cicegi almistik,balkona ekmistik,lise sondan beri devam ede gelen arkadasligimizin buyuklugunu gormek icin.Sonra okudugum bir kitaptan kupe cicegini ogrendim,birde kupeli aldim kendime,saksinin dibine kucuk kagitlarla notler,mektuplar yazardim,ev arkadaslarim pek eglenirdi okudukca..sonra evin yolunda bir yer kesfettim,bahcelerinde o kadar kupe cicegi vardi ki,o evin adini da kupeli ev koydum.


Ferhan'in turuncu bir vosvosu vardi,sesinden tanirdim onu gormeden..Ferhan sabahlari beni almaya gelirdi Turuncuyla,torpidosunun kilidi bozuktu,pit diye aciliverirdi ansizin yolda.Torpidonun bu guzelligini sonralarda birbirimize aldigimiz hediyeleri icine koyarak kullandik,crunch cikolatayla sevgimizde o torpido sayesinde basladi,Ferhan'la sevgimizde o zamanlar olgunlasti...


Ev sahibimiz cok neseliydi,orta yasin ustunde tanidigim insanlardan en neseli olandi.Bize tatlilar yapar getirirdi ansizin gece yarilari,ciglik atardik sevincten,biz sevindikce pesi sira gelirdi tatlilar,kilolarimin ilk temelidir onlar da..


Birde komsular vardi,o semtte pek goremedikleri ogrencilerle tanisan..Sonra Sumeyye ile tanistim,bir alt sokakta oturudu,onlara giderken kosedeki bakkaldan tozlanmis cikolata,gofret alirdim her zaman O'na ve kardesine...Gittigimde babaannesi bana eriste veriridi,yeni yapilmis sutlac ikram ederdi..Eristeler taze,sirf yumurtadan yogruldu diye anlatirdi teyze,anlamazdim farkini..


Sumeyye o zaman Orta 3.sinifta,matematik ve kimya anlatiyorum ,zaten akilli kiz,anlattim mi anliyor.Arada kendi genclik heycanlarim,idealllerimden de bahsediyorum,bazen birlikte geziyoruz,evin en kucuk kiziyim,kardesim yok,kardesi olmak guzelmis hisleriyle dolaniyorum,pek seviyorum Sumeyyeyi..Mektup yazmanin ne denli heycanli oldugunu,kitaplarin altini niye cizdigimi falan da anlatiyorum...


Gencken cok farkliydim,simdi baktikca farkediyorum..Hic sevmedigim,anlasamadigim karakter hatirlamiyorum 23 yasima kadar,neyse bu guzel anilari simdinin buhranlariyla karistirmadan bitiriyorum...


Gecenler de asagida ki maili aldim Sumeyye'den,bana da orta yasimin umudu oldu...




merhaba,

aklıma geldikçe bana attığın e-postalardan boluga bakıyorum.neden bilmiyorum -yemek tarifleri dışında- okuduklarımda kendimi ağlamaklı buluyorum .yazdıklarından çokça hissedilen hasret anne sevgisi ve çocuk sevgisinden mi ki:))?adilin resimlerine her bakışımda maşallahlarım dilimde.senin çocuğun diye mi bilmiyorum çokkk tatlı gerçekten:)

okuduğum kitapları yeniden okumaya başladım unuttum diye:) zaman ne kadar çabuk geçiyomuş.temmuz 2002 tarihlli bi kitap geçti elime irfan öztürk mavi köyün efsanesi.tabi içinde senin imzan papatyalar bulutlar:)))))..onun üstünen bile 6 yıl geçmiş... ozamanlar saçmalayan kız cocuguydum.ne
kadar çok sabretmişsin bana :)(allah razı olsun)ben olsam defederdim başımdan herhalde bunalım bunalım dolaşaıyomuşum ozaman mantıklı geliyo şimdi düşününce..


hayatımda gerçekten büyük bi yerin var hülya abla ergenlik bulanımlarımın umudu:)nekadar çok yardımın dokunmuş bana kitaplar sohbetlerimiz duaların..çokk teşekkürler..

görüşmek üzere...hoşçakal:)

3/09/2008

Kuru Fasulye Corbasi



Ne zamandir da Buket ablamdan getirdigim kase ve alt tabagini kullnamak icin bir corba ariyordum.Bu yaz Ankara'da iken bu minik kaseleri cok begenince ablam ,al gotur bunlari dedi,yok tasiyamam diyince bir tane numune olarak sardi verdi bana:)Iyi almisim,simdi mutfakta her elime geldiklerinde ayri bir seviniyorum.

Tarifi nanevelimondan gordum ilk,hayiflandim niye daha one baklagillerin corbasini yapmadim ben diye.

Evde buzlukta gecenlerde haslarken fazlaca haslanip parcalanmis kuru fasulyelerden yaptim.Tarifi ayni mercimek corbasi yapar gibi yaptim,sadece mercimek yerine haslanmis kuru fasulye kullandim.

Kuru Fasulye Corbasi:

Bir orta boy sogan

Bir kase haslanmis kuru fasulye

1 adet havuc

1 adet patates

2 yemek kasigi zeytinyagi

1,5 litre su

Tencereye sogani ve yagi koyup kavurun.(ben havuclarida soganla birlikte kavuruyorum yoksa tam pismiyorlar),sonra patatesi ekleyip kavurun, en sonda fasulyeleri koyup kavurun.Suyunu ilave edip duduklunun agzini kapattin.(Duduklu tencere yoksa normaldede oluyor)

Pistikten sonra blendardan gecirip,uzerine nane ve kurutulmus ekmekle servis yapin.Ben kalan ekmekleri kup seklinde dograyip zeytinyagi ve kekikle kasirtirdiktan sonra firina veriyorum,kizardiktan sonra alip buzlukta sakliyor,corbalar icin kullaniyorum,afiyet olsun.

Yumurtali Ispanak


Tarif portakal agacindan Hatice'nin annesinin anlatisiyla bir baska lezzetli geldi bana,ama ben esimi beklemeden kirdim yumurtayi Adil'le yedim:)
Afiyet olsun..

3/02/2008

Kereviz Salatasi


Ben lisedeyken Brt diye bir tv kanalinda Levent adinda bir adam cocuklarla birlikte yemek yapiyordu,annemle izlerdik bazen.Kereviz salatasini yaptilar bir gun,annemden aferin yorumu aldi tarif,nasil veya neden aklimda kalmis bilmiyorum,ama boyle:)


Bizim evdeki erkekler kerevizi bu sekliyle seviyorlar.Sizde de yemegini reddeden varsa deneyin derim.


Yarim kok kereviz soyulup rendelenir,iki havuc rendesi ilave edilip,2 kasik mayonez ve yogurt karisimiyla guzelce karistiriir.Dilerseniz ustune yada icine ceviz ilave edebilirsiniz.Afiyet olsun..

Guzel Arkadas Menusu


Bu sene hic olmadigim kadar hasta oldum,en son hangi hastaliktan bahsettigimi hatirlamiyorum bile:)Arkadaslarla gorustugumde opup sarilamiyorum bu sene.Antibiotik kullaniyorum sarilmayayim,virus oldum beni opmeyin,grip oldum bana yaklasmayin sozleri her hafta gundemimde:)Guluyorum simdi cunku iylestim son 4 gundur cok sukur.


Gecen hafta pazar gunu oksurugum bitmis,grip baslamisti.Kizlari cok ozledim,bize cagirdim cay icmeye,o pazar sabahi da sehrin guneyinde oturan bir arkadasa ve arkadaslarina-40 kisi falan- asure yaptim goturdum,sonra kosa kosa eve gelip ortaligi topladim,hizlica biseyler hazirladim.Kizlarda biseyler yapip getirince hem lezzetli hem de keyifli bir aksam oldu.


Portakal agacindan tavuk salatasini yaptim,havucu kucuk dogramak yerine rendeledim,birde ceviz ekledim ustune.Hic yagi olmayan mayonez kullandim.En cok o begenildi.


Mayali patatesli pogca yaptim,sut yerine evde eksimeye yuz tutmus yogurdu kullandim,pek iltifat aldi:)Ben mayali hamurda cok guveniyorum kendime,hic olcmeden yapiyorum mayali hamuru,aramiz pek iyi yani.Bu tariftete olcu kullanmadim,ama bir dahaki sefer buraya yazmak icin soz olcum yapicam:)


Gecenlerde denemistim orea peynirli keki.Yapip,buzluga kaldirmistim,onunla birlikte hazir aldigimiz peynirli kekleride servise sundum.Afiyetle yendi..




Emine sahane sekerparesinden getirdi,Esma'da blogunda tarifini verdigi pastasindan ve bu minik kurabiye posetini yapip getirmisti.Oyle cok sevdim ki o minik kurabiye paketini..Esim herkes gittikten sonra hala sekerpare ariyordu,coktan bittigini farketmeden...


Insanin sevdigi,konusurken zerre sikilmadigi dostlari olmasi Allah'in en buyuk nimeti bana bu ulkede..

2/22/2008

iki hafif tarif


Turkiye'ye gitmeden once yaptigim rejime kaldigim yerden devam,

Pratik,saglikli ve lezzetli iki tavsiye,

Mercimekli Bulgur Pilavi:
Iki kasik yagda sogan kavrulur.Yag az oldugu icin kavrulma,yanmaya donebiliyor:),ben biraz su ekliyorum.Bir kasik biber salcasi ilave edilir.Uzerine bir bardak haslanmis suyu suzulmus yesil mercimek ilave edilip,karistirilir.En son olarakta 1 su bardagi ince bulgur ilave edilir.Kisik atsete 10 dakika tututulur.Baharat olarak karabiber ve kirmizi biber cok yakisiyor.Mercimek lif ve protein degeri cok yuksek olan bir besin,aklinizda olsun.

Salata:
Bu hafat hasta oldugumdan 3 gun ise gidemedim,evdeyken arkadaslarin kahvaltisi oldugunu bildigimden onlarin yanina gittim,giderkende en azindan kendimin yiyebilecegi birsey olsun diye salata yaptim sabahtan.Aslinda tarif burdakiyle ayni,farklilik tavuk yerine beyaz peynir ekledim,cig karnibahar ilave ettim ve file badem yerine de aycekirdegi serptim.

Hepinize afiyet olsun

Mercimek Koftesi



Gectigimiz hafta sonu birkac Turk ve Amerikali arkadasla birlikte bizim evde mercimek koftesi yaptik birlikte,cok eglenceli cok keyifli vakit gecirdik,cok ama cok sevdiler.Bende mercimek koftesine bayilirim,hem cok saglikli hem de cok lezzetli.Benim Buket ablam, cok ama cok guzel yapar mercimek koftesini...


Tarif bire bir portakal agacindan,


malzemeler:


1 su bardağı kırmızı mercimek
1 litre su
2 su bardağı ince bulgur
2 baş kuru soğan
1 çay bardağı zeytinyağı
1,5 yemek kaşığı biber salçası
1 tatlı kaşığı karabiber
dilediğiniz miktarda pulbiber
1 çay bardağı sıcak su
1,5 yemek kaşığı domates salçası
1 demet maydanoz
6-7 sap yeşil soğan
1,5 tatlı kaşığı tuz
marul veya roka


hazırlanması:

1. 1 su bardağı kırmızı mercimeği yıkayıp 1 litre su ile ateşe koyun. tencerenin kapağını aralık bırakın. (yoksa taşıyor) mercimekler ezilip hafif sulu kalıncaya kadar kaynatın. (bütün suyunu çekerse köfteler kuru olur)
2. 2 su bardağı ince bulguru derin ve yayvan bir kaba alın. Uzerine sulu mercimeği ekleyip karıştırın. kabın üzerini alüminyum folyoyla kapatıp mercimekler şişene kadar (30-45 dakika) bekletin.
3. bu arada 2 baş kuru soğanı yemeklik doğrayıp tavaya alın. bir çay bardağı zeytinyağı ile soğanları öldürün. 1,5 yemek kaşığı bier salçasını ve 1,5 yemek kaşığı domates salçasını ekleyin. 1 tatlı kaşığı karabiberi ve dilediğiniz kadar pulbiberi de ekleyip karıştırın. en son 1 çay bardağı sıcak suyu tavaya ilave edip 1-2 taşım kaynatın.
4. bu karışımı bulgur ve mercimek karışımına ekleyin. tüm malzemeyi karıştırıp kabın üzerini tekrar kapatın.
5. 5-6 sap yeşil soğanı yıkayıp doğrayın. bir demet maydanozu da aynı şekilde yıkayıp kıyın. bunları bir kenara koyun.
6. derin kaptaki karışımınıza 1,5 tatlı kaşığı tuz ekleyin ve 10 dakika boyunca yoğurun. yoğurduğunuz köfte harcına kenarda bekleyen yeşillikleri ekleyin. 2-3 dakika daha yoğurun. (köfte harcınız sulu gelirse bir miktar daha ince bulgur ekleyip suyu çekmesini sağlayabilirsiniz) harçtan cevizden az büyük parçalar koparıp avucunuzun içinde şekil verin. (elips veya çiğ köfte şekli olabilir)
7. servis tabağına marul veya roka dizip köfteleri üzerlerine yerleştirin.



Bu arada gelen arkadaslarda birer cesit bisey yapip getirmislerdi.



En guzeli ne biliyor musunuz aramizdaki hosgoru,samimiyet..

2/20/2008

100 Years

Five For Fighting - 100 Years





I'm 15 for a moment



Caught in between 10 and 20



And I'm just dreaming



Counting the ways to where you are



I'm 22 for a moment



She feels better than ever



And we're on fire



Making our way back fromMars



15 there's still time for you



Time to buy and time to lose



15, there's never a wish better than this



When you only got 100 years to live



I'm 33 for a moment



Still the man, but you see I'm a they



A kid on the way



A family on my mind



I'm 45 for a moment



The sea is high



And I'm heading into a crisis



Chasing the years of my life



15 there's still time for you



Time to buy,



Time to lose yourself



Within a morning star



15 I'm all right with you



15, there's never a wish better than this



When you only got 100 years to live



Half time goes by



Suddenly you’re wise



Another blink of an eye



67 is gone



The sun is getting high



We're moving on...



I'm 99 for a moment



Dying for just another moment



And I'm just dreaming



Counting the ways to where you are



15 there's still time for you



22 I feel her too



33 you’re on your way



Every day's a new day...



15 there's still time for you



Time to buy and time to choose



Hey 15, there's never a wish better than this



When you only got 100 years to live

2/08/2008

Iste boyle..

Tabi ben unutmusum calismayi,stresin ne oldugunu..Zaman zaman sikilsak da stres olmamisim aslinda evdeyken.Cocuklu olup calismak daha da bir degisik tabi,hepsini yavas yavas ogreniyor insan,ogrendikce benimsiyor onemlisi.

Gecen hafta Adil'in astimi oldugu teshisini koydu doktor.Zaten supheleniyorduk.Gece oksuruklerinden,bir gelip bir gitmesinden bir de genetik faktorlerden.Neyse ki cok kotu degil,kanindaki oksijen seviyesi falan iyiydi.Devamli kullanmak uzre eve bir alet vericem dedi doktor,bende kucuk tup gibi bisey sandim,meger kocaman bir tost makinesi buyuklugunde bir alet cikti:)Guldum cahilligime.Ablamla da konusurken bizde kim var genetik Hulya diyor?Bir Gulum'un astimi var diyor.(Gulum ablamin,bizim yakin arkadasimiz ama akrabamiz degil)Abla dedim Adil'in bir de babasi ve babasinin tarafi var diyorum:)Sikintili anlarda bile birlikte gulebildiginiz insanlar sizin yakininiz oluyor bence..Ablamlar benim en iyi arkadaslarim,bazen annem,bazen yasitim...

Allah devasiz dert vermesin insallah,hersey bizim icin..

2/05/2008

artik uc yasindayim..

Herkes mumu uflerken Adil poz vermis,aksam babasi sorunca mumu ufledin mi diye,yok diye iclendi.Pastanin kalan yarisna da 3 mum koyup ufledi aksam,sevindi.Kreste happy birthday diyip tek tek tebrik edenlere kafasini salladi buyuk sevincle,evet evet bugun dogum gunum dedi sonra da Turkce:)
Iyki dogmussun Adil...

2/02/2008

Yeni bir gun icin...


Gune baska bir acidan bakmak isterseniz,bu yaziyi okuyun bugun,sonrada youtube da videolari izleyin...

1/27/2008

Tarcin ve Portakal kokulu bir pazar gunu keki...

Havalar buz gibi,esim 4 gundur hasta,evdeyiz surekli...Cuma gunu ise gidemedik,esimi doktora goturdum.Virus kapmis,yapcak bisey yok,yuksek ates,bekle ki gecsin...1 hafta izin yazdi doktor...

Bende evin icindeki ari misali,pisirip dagitiyor sonrada topluyorum,hic bitmiyor ev isleri deli oluyorum diye diye .Ama moral lazim herkese diye sessiz sessiz soyleniyorum.Adil'le ilgileniyor,ip atlamayi ogretiyor,oyuncaklarinin yerlerini degistiriyor, baska baska oyunlar bulmaya calisiyorum...Pek zor anne-baba olmak,degiyor ama yine de zor.Bu da boyle biline..



Pazar ogleden sonra internette gezerken Ferhan'in bu kekini gordum.Evin icine yayilan tarcin ve portakal kokusu beni ve Adil'i neselendirir de istahi olmayan esim farketmez bile derken oglen uykusundan Hulya kek super koktu,cok aciktim diye kalkti...

Tarifin yapilisi burda.Ben fazladan vanilya ekledim.Simdiye kadar Ferhan'dan yaptigim butun tarifler super oldu.Sagolsun,cok yasasin:)